31 Mayıs 2009 Pazar

Mayınlar Neden Döşendi....


Karga Şahap' la Söyleşiler-9-

"Mayın deyip geçmeyin!Ulus devletin temeliydi onlar döşendiği yıllarda.Bazı bilgiler vermeye çalışacağım" dedi Şahap dostum.
"Dur Şahap, yarın önemli işlerim var, ciddi şeyler konuşmayalım, dinlenelim" dediysem de bir yandan da ilgimi çekti söyledikleri.
"Kısa ise anlat!" dedim.
Başladı anlatmaya:
"Bak dostum, ulus dediğin şey, ulusal pazar yaratmakla oluşur. Eğer ulusal, yani milli bir pazarınız yoksa, ulus da yoktur!!!"
"Anlamadım!!!"
"Bu matematik gibidir;nettir. Feodal dönemin temeli ne biliyor musun? Toprak Mülkiyet Sistemi, Bey ve köylülüktür. Bu sistemin üyesi köylülük "tebaa" dır, feodal beyin üretim ilişkisi içinde tanımlanır ve feodal beye öncelikle bağlıdır; özgür bir yurttaş olarak devlete bağlı değildir"
"Yani?"
"Yanisi şu; devlete değil ama beye bağlı kişi özgür değildir ve iş gücünü serbestçe satamaz.Ya bağlı olduğu aşiretin reisinin toprağında çalışır, ya da ölür!
Özgürleşemeyen ve iş gücünü serbestçe satamayan köylü, şehirleşme sürecinin, kapitalistleşme sürecinin parçası olamaz ve kapitalizm sistem olarak kurulamaz.
Bak, Jakobenlerin önderlik ettiği Fransız Devrim'i, İngiliz Devrim'i, Amerikan İç Savaşı, Alman Derimi, hep yükselen yeni kapitalist ilişkileri temsil eden güçlerle, feodal beylere bağlı güçler arasındaki savaşın sonucunda olmuş ve feodalizm tasfiye edilmiştir. Güç kullanılarak tasfiye edilmiştir."
"Ulus olmak,"hadi şimdi biz ulus olalım" demekle olmaz. Eğer bir milletin ekonomik temeli yoksa, topluluk olursun"
"Eeee!"
"Öncelikle insan özgürleştirildi ve feodal beyden kopartıldı; Çünkü bağımlı topluluklardan cemaatlardan 'millet' yaratılamaz. Aynı süreçte kiliselerin güçleri de azaltıldı ve frenlendiler; unutma bunu!"
"Beyden ve cemaat ilişkilerinden kurtulan insanlar sonunda milletleşti .Elbette bu yetmez. Eğer bir ulusun ekonomik temeli yoksa yeni bir insan ve millet yaratılmaz. Bu aslında karşılıklı bir süreçtir. Biri olmadan diğeri olamaz. Bu yumurta tavuk ilişkisi gibidir ha!"
Baktım Şahap çoştukça anlatıyor, sözünü kesmedim hiç.
"Bak Kubilay, eğer iç pazarın yoksa, ulusun da yoktur; iç pazar milletin temelidir ve bugün dikkat et,bütün büyük milletlerin çok iyi korunan iç pazarları vardır. ABD, AB, Rusya, Çin, İran, Hindistan... Hepsi gümrük duvarlarıyla korunurlar.
"Bak, AB ve ABD küreseleşme yutturmalarıyla senin ülken gibi ülkelerin gümrük korumalarını kaldırırken, kendi üreticisini korumak için yeni yaptırımlar uygularlar ve kendi pazarlarını korurlar."
"Mesela ABD'ye istediğin kadar mal ve hizmet satamazsın, kotalıdır bunlar hep. Ama senin kota koymanı engellerler. Bunu unutma,kritik nokta budur!"
"İçpazarın güçlüyse, sağlam ve örgütlenmiş bir devletin ve bu devlete vatandaşlık bağlarıyla bağlanmış özgür bireylerden oluşan insanların varsa sağlam bir milletin vardır."
"Şimdi mayın temizleme tartışmalarına dönelim; sizin ülkeniz, Suriye ve Irak sınırlarına mayınları 50 yıl önce neden döşedi biliyor musun? Batı ülkelerinde üretilen malların,doğru dürüst gümrüklerle korunmayan, vergisiz olarak neredeyse bu ülkelere giren bu ürünlerin,ülkenize kaçak yollarla girmesini engellemek amacıyla döşendiler.
"Türkiye kendi milli ekonomisini,üreticisini korumak için bu mayınları döşedi ve kaçakçılıkların önlenmesinde de başarılı oldu. Sadece bunlarla mı korudu?Elbette değil. Örneğin Türk Parasını Koruma Kanunu da bu amaçla çıkarılmştır. Yerli Malı Haftası da bu amaçla düzenlenmiştir."
"Sizin ülkenizi kuran devrimci kadro işte böyle etkileyici bir kadroydu..."
Bugün sizin halinize acıyorum. Elbette mayınlar temizlensin artık.Bu koruma yöntemleri ilkel kalıyor ama siz mayınlardan önce zaten AB ile gümrük birliğini tek taraflı olarak kaldırararak sizi ulus yapan en önemli dayanağınızı da ortadan kaldırdınız."
"Ulusu bir arada sadece etnisite, dil ve din tutmaz. Öyle olsaydı dünyada sadece bir kaç devlet kalırdı. Ulusu bir arada öncelikle ülkü birliği ile beraber sağlam ve iyi örgütlenmiş bir iç pazar tutar"
"Yazık size " dedi Şahap...
"Sizi ulus yapan iç pazarınız bir fahişenin bedeni gibi oldu!"
"Bu arada zaten feodalizmi de tasfiye edemediniz; Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da kapitalizmi hiç kuramadınız;oradaki insanlarınız aşiretlerin ve tarikatların içinde kıvranıyır,can çekişiyor" dedi.
Ben ise sadece dinlemeye devam ettim...
"Bir de bu sınırınızı yabancılara 49 yıllığına verecekmişsiniz"dedi.
"İntihar bu!" dedi...
"Ben bi'şeycik diyemedim.
Veda da etmedim Şahap'a,Çünkü acıyarak bakıyordu...
Kanat çırparken seslendi "bu arada sosyalizmi ayrıca tartışalım ha" dedi...
Dedi ve gitti...
Peynirini kafama atarak..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder