17 Mayıs 2009 Pazar

Karga Şahap'la Söyleşiler-8-



TANDOĞAN MİTİNGİ

Uyandığımda Oğlum Mehmet, "Baba, sohbet ettiğin Karga varya, hani Şahap o geldi sabah erkenden" dedi...

Cama tık-tık gagasıyla vurmuş ve "Mehmet'ciğim Kubilay nerede?" diye sormuş.

"Uyuyor " demiş Mehmet ve uyuyor cevabını duyunca sinirlenip gitmiş.
Daha sonra akşama doğru geldi yeniden, bir hayli yorgun ve üzgündü.

"Neredeydin Şahap? Sabah gelmişsin ve benim uyuduğumu öğrenince sinirlenip gitmişsin" dedim.

"Amaaan siz zaten hep uyuyorsunuz, lafa gelince mangada kül bırakmıyorsunuz ama iş eyleme gelince donmuş gibisiniz, uyuşuksunuz, ölüsünüz, beş para etmezsiniz"

"Ne oldu Şahap, neden bu kadar hakaret ediyorsun anlamadım!"

"Bir de bana soruyorsun Kubilay...Neden bugün Ankara Tandoğan'da değildin, neden gitmedin, hani örgütlü olacaktınız, hani birlikte olunca karanlığı yırtıp aydınlığa çıkacaktınız... Mangalda kül bırakmıyorsun ama iş başa düşünce yatağında uyuyorsun!"

Mazeretlerim vardı Şahap, İstanbul'dakine katılacağım, Ankara'ya gidemezdim...

"Mazeret, mazeret, mazeret.... Teferruat bunlar Kubilay!!! Senin bugün orada olman lazımdı: Ankara'da, Anıtkabir'e akan denizin içinde olmalıydın... Liberalleşmişsin sen, at şu üzerinde ölü toprağı, konformizmin içindesin, yüzleş kirlenen içindeki senle..

"Yüzleş, yüzleş, yüzleş, yüz...."
.................................!!!
..................................................!!!
.......................................................................!!!!!!
Ne çay içti, ne sigara....
Uçtu gitti!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder