23 Ocak 2011 Pazar

Bahar Ayaklanması..!

Bu yıl dünyaya bahar erken geldi...
Bakmayın siz Avrupa' nın, ABD' nin dondurucu soğuklarına...
"Küreselleşme" denilen dayatmayı fokur fokur kaynatacak halk hareketinin ilk kıvılcımları Türkiye' nin etrafında görülmeye başladı...

Tunus ve Aranavutluk' tan söz ediyorum.

Benim bilebildiğim kadarıyla Tunus gibi, İran dışındaki bir müslüman ülkede, bu denli büyük bir halk hareketi ilk defa oluyor. Daha çok herşeyi kadere bağlayan ve otoriteye boyun eğen bir Arap devletinin yurttaşları ilk kez sahneye çıkıyor. Bu başlı başına büyük bir olaydır dünya için.

Tunus' ta halk yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle iktidarı alaşağı etti ve durdurulamıyor.

Burada yazıyorum; Dünya, Tunus gibi hiç beklenmedik bir ülkede sıcacık Anti-Kapitalist bir hareketle 2011 yılına ısınarak girdi.

Bu büyük halk hareketinin aynısı, Arnavutluk gibi geçmişte devrim yapmış bir ülkede neredeyse eş zamanlı olarak başladı.

Arnavutluk' ta da, Tunus'ta da halk denetlenemiyor, sakinleştirilemiyor, durdurulamıyor...

Herşeyi her zaman denetleyebileceğini ve "Büyükbirader'in" gözüyle  gözlediğini düşünen "büyük" sistemin silahlı ve silahsız güçleriyle çaresiz bakakaldığını görüyoruz.

ABD,  "Yeni Dünya Düzeni" ve "Büyük Ortadoğu Projesi' yle" "devlet mühendisliğine" başlamış ve Yugoslavya ve Irak'ta devletleri kanlı çizgilerle bölerken, kesinlikle  ileride daha da büyük sonuçlara yol açaçak bu halk hareketlerini şimdiden telaşla not edip analiz etmeye başlamıştır.

Ama bu analizler "nafile " çabadır. Çünkü halklar nehirler gibidir ve birbirlerinin içine akarlar. Siz sınırları ne kadar yükseltseniz de bunu engelleyemezsiniz.

Türkiye halkı bu iki ülkenin halklarından daha tecrübelidir. Tarihinde yarım da kalsa büyük bir demokratik devrim ve birikimi vardır. Sokağa dökülmemesinin ardında herşeyi inceden hesaplaması ve yenilmemek üzere sahneye çıkma isteği vardır. Bu kesindir.

Aslantepe' de 40.000 futbol seyircisinin başlattığı protestoyu dikkatlice okuyalım ve devamla devletin estirdiği terörü hiçe sayarak, İstiklal Caddesi' nde, yani  Türkiye' nin en önemli merkezinde farklı takımlara mensup taraftarların bu devlet terörüne meydan okuması ayrıca çok önemlidir.

Türk halkının bu gidişe daha fazla tahammül edeceğini düşünenler ya kendi halkını tanımıyor ya da bu dünyada yaşamıyor.

Bahar' da " Gayrı Yeter!" diyerek milyonlar bir kaç yıl önce olduğu gibi caddeleri şenlendirecekler.

Türkiye' nin toprağın altında uzun süredir yatan umut tohumları  ilk sürgünlerini bu baharda verecektir.

Bundan hiç kuşkumuz olmasın!




...

21 Ocak 2011 Cuma

Gecenin Bu Saatinde

Dün gece yarısı bana gelen ve hayatım boyunca  aldığım nadir güzellikteki bir elektronik postayı paylaşmak istiyorum sizlerle.
Kardeşlik her zaman "kan bağı" ile oluşmaz.
Bu nedenle,1995 yılında Arif' le tanıştığımdan beri artık altı değil yedi kardeşim var...
 
Sevgiler

*** ****

                               Abi Merhaba,


Kizacaksin belki ama ben bir siseye yakin sarap ve bir de puromu ictim.
Bu gece niyese bloglara girerken hep sorun yasadim ve sana oradan degil de buradan yazmak istedim.
Son yazini okudum.

Sonra senin izledigin bloglardan ` Dalgalari Asmak` diye bir bloga girdim ama dedim ya sorun var bu aksam yazilari dogru duzgun okuyamiyorum.

Neyse! Dalgalari Asmak demis ki: "Ruhunuzu yuzunuze giyecek kadar cesur musunuz ?"

Soru cok hosuma gitti.Yazinin devamini da okumayi cok isterdim.

Guzel soru....

Ama guzel olan bir sey daha var:

Bak bu saatte seni dusunen ve seninle birseyler paylasmak isteyen bir adam var.

:) Bu cok guzel degil mi ?

Sen ister Istanbul`da, ister Fizan`da ol!  Ol da bir yerlerde ben yazayim.

Sevgim ve tum saygimla

Arif...