20 Şubat 2011 Pazar

Matematiğin Yutan Elemanı

Kuzey Afrika, Balkanlar ve Ortadoğu' ya yayılan halk hareketleri gösteriyor ki, nedeni ne olursa olsun veya "harekete geçireni" kim olursa olsun, halk hareketlerinin önünde hiçbir güç duramıyor.

Yani halk hareketlerinin barajı yok!

Kendi yatağında  tokumlanıyor, kendi çevresel koşullarını oluşturuyor, birikiyor ve sonuç olarak yatağına sığamayan ırmaklar ne yapıyorsa, toplumların potansiyel enerjisi kinetik eneryiye nasıl evriliyorsa, aynen halk hareketleri de büyük patlamalarla kendini çevreleyen çemberi zorluyor.

Halk hareketlerinin başarısı, önderlik eden çelik çekirdeğin yani  partinin veya örgütün yeteneğiyle doğru orantılı olarak sonucu belirliyor.

"Halk" aslında "yaratıcı" bir potansiyel enerji olarak, toplumları şekilllendirmeyi amaç edinen her gücün ana gündem konusudur.

Renkli "devrimlere" kadar halk hep toplumsal muhalefetin harekete geçirmek için çalıştığı ana özneydi.
ABD halk hareketlerinin kabına sığamayan enerjisini keşfederek bu büyük gücü Ukrayna ve Gürcistan' da kullanarak anti-Amerikancı hükümetleri devirdi.

İşte bu tarihten sonra nerede bir halk hareketi olsa, devrimciler bu halk hareketinin "devrimci" bir amaç uğruna  mı yoksa ABD destekli mi olduğu konusunda uzun tartışmalar yapıyorlar, yapıyoruz.
Bloglara, internet sitelerine ve yazılı ve görsel medyaya bakınız, haklı olarak Mısır, Tunus, Cezayir, Libya, Arnavutluk ve diğer ülkelerde başlayan halk hareketleri konusunda "renkli mi yoksa devrimci eylemler midir?" tartışması var.

Ben şahsen bu eylemlerin hala  devrimci olduğunu ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika için ABD tarafından üretilen Büyük Ortadoğu Projesi' nin denklemini değiştireceğini düşünüyorum.

Burada çıkan sonuç şudur:
Durdurulamayan tek güç halk hareketidir.
Halkın gizil gücü keşfedilmeyi bekleyen en büyük güçtür ve emperyalizme bile kendi projeleri için ilham vermektedir.

Matematikten pek anlamam.
Dört işlemi ise herkes kadar...

Matematikte "bir", çarpım işlemlerinde "etkisiz elemandır"
Ve yine aynı "bir "  bölme işleminde de etkisiz.
Yani "bir" rakamını ne ile çarparsanız veya bölerseniz bölün size işlem yaptığınız rakamı verir...

"Sıfır" ise özeldir, onu bölemezsiniz.
Sıfır ile bir sayıyı çarpamazsınız, buna cesaret ederseniz size ait olan rakamı yutar.
Çarpışma anının yutan elemanıdır çünkü sıfır...

Matematiğin yutan elemanı sıfırsa, toplumsal olayların yutan elemanı "halk" tır...

Onunla çarpışmayı göze alan yutulmayı da göze almalıdır.
Ve Türk halkı, Ortadoğu, Balkanlar ve Afrika' nın en deneyimli halkı olarak büyük bir çarpışmaya doğru hızla yol alıyor.

Bakalım kim kimi yutacak?

Kim kimi?

Aramızda kalsın ama ben yanıtı biliyorum.

13 Şubat 2011 Pazar

Arap Dünyası' ndaki Halk Hareketleri Üzerine.

Sağdan soldan yazılanları okumaya çalışıyorum.
Sol' dan "devrimdir"  diyeni görmedim.
Sağdan ise bu bir "islam devrimidir" diyeni de görmedim .
Ama biliyorum ki iki güç var ki bu konu üzerinde kafa yoran.
Birisi ABD'dir, şaşkınlık içindedir ancak bu durumdan kendi çıkarları zedelenmeden bu süreci nasıl atlatacakları üzerine uzun mesailer yapıyorlar.
Başkanları Obama' nın hergün yaptıkları açıklamaları bunun en büyük kanıtıdır.
Bu duruma bir çözüm bulup bulamadıklarını süreç içinde göreceğiz.

Diğer yandan bir grup "solcu", "bu ABD operasyonudur" diyor ama "ABD, her şeyin istediği gibi gittiği bir ülkede bunu neden yapsın? sorusu boşlukta duruyor.
Bu tezi öne sürenler  "yüksek teknolojiyle her şeyi yapabileceğini düşündükleri ABD' nin" gücünü bir yandan da büyütmeye devam ediyorlar...

Bir taraftan da "buradan sosyalizmin mi çıktığını gördük, ne oldu yani?" tarzıyla meseleye bakanlar var...

Soru şudur: "Siz sosyalizmi mi bekliyordunuz arkadaşlar?"
Ben beklemiyorum...

Beklemedim.
Beklenmez de zaten...
Tunus, Mısır, Cezayir ve Yemen' in Arapları bize şunu gösteriyor.

"Herhangi bir Halk hareketinin önüne hiçbir güç geçemez"

Yaşlı dünyaya, bu Arap hareketi, sosyalizmi yarın getirmeyecek, böyle hedefleri de yok ama aşağılanan, koyun olduğu düşünülen, terörist olarak nitelenen "deliğe süpürülen" ve aynı coğrafyada yaşayıp ve ortak bir kültüre sahip olan bir milletin ayağa kalkmayı, adımlamaya başladığı ve kendisini aşağılayan "uygar batıya" demokratik bir kültür ve yaşam özlemini haykırmaya başladığını gösteriyor.

Bu halk hareketini neden küçümsüyorsunuz, Arap oldukları için mi ey "solcular" ?
Buradan sosyalizmin çıkabileceğini de nereden çıkardınız? Güçlü bir sosyalist partileri de vardı da biz mi duymadık!

Bakın bu halk hareketinden bence iki şey çıkacaktır:

1- Arap Dünyası' nda bir demokratikleşme ve bunun ardından demokratik devrimler. Bu devrimler elbette uzun yıllara yayılacak ve inişli çıkışlı olacaktır.
2-Tüm dünyanın ezilen uluslarına "haydi kalkın ayağa!" mesajını yaymaya başlayacaktır.
Ben bu mesajı kendi adıma aldım ve bu açıdan Arap Halk Hareketi' ni çok önemsiyorum.

Ey Türkiyeli devrimciler size bu güçlü mesaj neden ulaşmaz?


Bunun dışında ise en kaba haliyle, yanıbaşımızda yaşayan bu milletler konusunda ne kadar cahil olduğumuzun da altını çiziyorum.

.
.

6 Şubat 2011 Pazar

Tahrir Meydanı' ndan Kalkan Şahan

Tunus.
Lübnan.
Ürdün...
Mısır.

Araplar 632' den beri inisiyatifi bu denli hiç almamış, yeni bir toplum düzeni için "Gayrı yeter!" dememişlerdi.
Hazreti Muhammed' den bu yana, yeni bir düzen ve yaşam gereksinimiyle yola çıkıp dünyanın gündemini bu derece belirlememişlerdi.
Açıkçası bu ayaklanma dünyayı, onu yorumlamaya çalışanları, "Yeni Dünya" düzencilerinin tamamını şaşırtmış görünüyor.
Peki  siz Araplar' dan bu denli büyük bir hareketi bekliyor muydunuz?
Ben açıkçası beklemiyordum. Hata yapmışım.
Oysa her etkinin bir tepkisi de olacak, biz bunu nasıl göremeyiz?

ABD' nin "Büyük Ortadoğu Projesi' yle" sınrlarını değiştirmeye çalıştığı ve  Türkiye, İran, Irak Suriye gibi 24 Ortadoğu ve Afrika ülkesinin içinde bulunduğu devletlerin halklarının bu uğursuz projeye bir yanıtı olmayacak mıydı?
Olacaktı elbet, zaten  bu başkaldırının ilk işaret fişeği beş yıl önce bildiğiniz gibi Türkiye' den  atıldı...
Anımsayalım;
Tekel işçilerinin geçen yıl başında sonlanan muhteşem direnişi ve 2007 yılında Ankara, İstanbul, İzmir ve ülkemizin bir çok ilinde gerçekleşen milyonların eylemi bu işaret fişeklerinin güçlü örnekleri olduğu gibi başka örneği de yoktu.
Ancak henüz Türkiye' de bu halk hareketini yönetecek bir "birikim" ağırlığını hissettirmediği için büyük bir geri çekilme yaşadık.
Tunus' ta halkın taleplerine göre bir yönetimin oluşmaya başladığı, Lübnan' da inisiyatifin Hizbullah' a geçtiği ve Ürdün Kralı' nın büyük bir telaşla halka yeni vaadlerde bulunduğunu açık.
Bunu başta Suudi Arabistan olmak üzere diğerleri takip edecek.

Mısır' da ise Tahrir(Kurtuluş) Meydanı' nda toplanan ve milyonlarla ifade edilen Mısırlının sabrı sonucu belirleyecek.
Kuzey Afrika' dan Ortadoğu' ya doğru büyük bir Anti-Amerikancı ve ulusalcı bir halk hareketinin büyümeye başladığını görüyoruz.
Bu daha da büyüyecek, inanın!
Böyle zamanlarda ben "insanlığın evrensel değerlerinin" ne kadar büyük bir hazine olduğunu mutlulukla ve kıvanç duyarak daha iyi anlıyorum.
Büyük Ortadoğu Projesi' ni  "kağıttan bir kaplana" çeviren büyük bir gücün Afrika' dan Asya' ya doğru aktığını da elbette.
 http://kubilaykizildenizli.blogspot.com/2011/01/bahar-ayaklanmas.html adlı yazımda, Türkiye'miz baharı bir "Bahar Ayaklanması ile karşılayacak" demiştim.

Tahrir Meydanı'ndan kalkan ve ulusların bağımsız ve özgür yaşama isteğini temsil eden Şahan,  engin halk hareketi birikimine sahip Türkiye halkıyla baharda buluşacaktır!

Ve Asya' nın Şahan' ı Amerika Kartalı' nı kendi topraklarından kovacaktır.

Bu kesin!

.