27 Ekim 2014 Pazartesi

Aydınlık Söyleşileri, Silopili Aydın Guri Benzer'le Söyleşi

Silopili aydın Guri Benzer: Kürtçe tartışmaya açılmamalı

PDFYazdır

‘Kürtçe eğitim bölünme getirmez. Ancak ‘senin dilin işe yaramaz’ derseniz ona da ‘yaramaz’ demiş olursunuz. İçimizdeki korkuyu atalım. Yoksa bu tutum bölünmeye götürür’
- Bildiğiniz gibi son günlerde BDP’li belediyelerce Kürtçe eğitim yapma amacıyla okullar açma girişiminin ardından Kürtçe eğitim ülkemizin gündemine yeniden geldi. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyiz?
Dört beş gün önce İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek’in Ulusal Kanal’da Kürtçe eğitimiyle ilgili söylediklerini dinlerken emin olun şoke oldum. Kürtçe için “Bilimsel değil, bilime katkı vermez, hukuk yapılmaz, tıp öğrenimi yapılamaz, arkeolojide yeterli değildir” gibi şeyler söyledi. Genel Başkan Doğu Perinçek’in bu söyleşisini baştan sona dinledim. Bakın tıp, arkeoloji ve hukuk sözcükleri Türkçe değildir. Bu sözcüklerin nereden geldiğini biliyoruz. Bugün Ortadoğu’ya bakıyoruz, bütün dünyaya bakıyoruz, burada yaşayan halkların ana dilleri onların ana sütü gibi haklarıdır. Bence Kürtlerin de ana dilleri onlara ana sütü gibi haklarıdır. Hem eğitimde hem de eğitimdışı alanlarda kullanabilmeleri haklarıdır, neden hakları olmasın? Bugün dört tane üniversitede Kürtçe okutuluyor. Kimi Soranca, kimi Kurmançca, kimi tamamen bizim lehçemizde okutuyor.
- Hangi üniversitelerde Kürtçe eğitim veriliyor?
Dohuk Üniversitesi’nde veriliyor. Süleymaniye’de, Kerkük’te oralarda dört tane üniversite var. 1960’dan beri Kürtçe eğitimi veren Paris’te Kürdoloji Enstitüsü var. Neden olmasın, neden Kürtçe bilimsel bir dil olmasın?
- Irak’ın Kuzeyinde bulunan bahsettiğiniz Kürt bölgesinde 7. sınıftan sonra eğitimin İngilizce ve Arapça verildiği biliniyor. Üniversitelerde eğitim dilinin tamamen bu iki dilde verildiği söyleniyor. Siz ise tamamının Kürtçe olduğunu söylüyorsunuz...
Bu tamamen yanlış! Ben Dohuk Üniversitesi’nden bir profesörle tanıştım. Ben o profesörün kartvizitini genel Başkan Doğu Perinçek’e geçtiğimiz nisan ayında verdim. Bu profesöre öğretim görevlisi olduğu üniversitede “kaç tane dersin Kürtçe verildiğini” sormuştum ve o da bana bir liste vermişti. Bu listeyi sayın Perinçek’e ilettim. Tıp derslerinde Kürtçe, Arapça ve İngilizce, Hukuk dersleri Kürtçe ve Arapça dersler veriliyor. Bunun dışındaki tüm dersler Kürtçe olarak veriliyor. Soranca diyorlar, Soranca da Kürtçedir, Zazaca da Kürtçedir, Kurmançca da Kürtçedir.
HANGİ KÜRTÇE
- Söz konusu bu dilleri konuşanlar, yani Soranca, Kurmançca ve Zazacayı konuşanlar birbirleriyle rahatça anlaşabiliyorlar mı? Bir eğitim dili seçmek zorunda kalınsa bu lehçelerden hangisiyle öğrenciler eğitim görecek, günlük yaşantısını devam ettirecek?
Herkes şu anda çok rahatça anlayamayabilir ama ilerde anlaşılabilir. Bizim Türkiye’nin Kürt şehirlerinde Silopi’de duyduğum kadarıyla iki yüz kadar genci her yıl alıyorlar, Süleymaniye ve Erbil’de bulunan üniversitelere götürülüp eğitim veriyorlar. Bunlar öğrenciler öğreniyorlar; öğrenmek zor bir şey değildir. Çok rahatça neredeyse bir ay içinde öğreniyorlar. Kürtçe bu başka bir şey değil.
Ben mesela her gün 3-4 saat bu Soranca yayın yapan televizyonları dinliyorum, çok rahat anlıyorum, neden anlaşılmasın? Benim de mesela Türkçenin bilmediğim sözcükleri var, artık eskimiş, tarihe karışmış, demode olmuş kullanılmayan sözcükler var, sizin de vardır bilmediğiniz Türkçe sözcükler...
KÜRTÇE EĞİTİM NEDEN OLMASIN
Biz şöyle bakalım, milattan önce 3000 senesinden beri Kürtler bu bölgede yaşıyorlar. 1500’lerde Cizre’de Kürtçe eğitim yapmış Mele Ahmedi Diziri Divanı vardır, edebiyat yapmış hatta felsefi açıdan almış edebiyatı. Kürtçe dilde yazılmış, heryerde satılan bir kitap, Kuran tamamıyla Kürtçeye çevrilmiş... Nerdeyse binlerce Kürtçe yazılmış kitaplar, eserler vardır. 1960’larda Ahmedi Hani Nubhara Biçik’in Kürtçe Arapça kitabını okudum...
Bu konunun, Kürtçenin tartışmaya açılması bence çok tuhaf bir şey. Her millet ana diliyle eğitim görürken Kürtler neden konuşmasınlar, neden kendi dilleriyle eğitim göremesinler? Genel Başkan Perinçek söyledi: “Tren kaçmıştır, dünyada yeni bir dilin bilimselliğe kavuşması mümkün değildir” diye. Neden mümkün olmasın? Bu düşünce yanlıştır, tarihe nokta koymak doğru değil. O zaman şunu da düşünelim, Amerika bugün dünyanın hâkimidir, güçlüdür bizim devrimcilik yapmamız için tren kaçmıştır, böyle şey olur mu? Onları alaşağı edeceğiz, tarih akmaya devam edecektir...
‘KÜRTÇE EĞİTİM BÖLMEZ BİRLEŞTİRİR’
- Kürtçe eğitim nerelerde yapılacak? İstanbul tüm dünyada Kürtlerin en fazla bulunduğu şehirdir. Aynı okula giden ve farklı dersliklerde öğretim gören çocuklar birbirlerini ötekileştirmez mi?
Aksine yaklaştırır.
- Nasıl yaklaştırır?
Mesela İstanbul’da böyle okullar olursa, isteyen Kürt yurttaş çocuğunu Türkçe sınıfına, isteyen ise Kürtçe sınıfına gönderebilir. Zaten İstanbul’da yaşıyorlar, mesela benim kızım İstanbul’da iki tane çocuk yetiştiriyor. Mesela benim torunlarım Kürtçe bilmiyorlar, okulda Türkçe konuşuyorlar, sokakta Kürtçe konuşuyorlar, Türkçe televizyon seyrediyorlar ama sadece evde anne babasının Kürtçe konuşmasıyla Kürtçe öğrenemiyorlar. Eğer Kürtçe bile bir öğretmen bu çocuklar o zaman okulda Kürtçe öğrenirler.
Bu Kürtçe eğitim gören çocuklar aynı okulda tenefüse çıktıklarında diğer çocuklarla tanışacaklar, konuşacaklar, birbirlerinden öğrenecekler. Eşitlik böyle sağlanır. Hele kardeşlikse, kardeşlikte eşitlik olmalı. Eşitlik yoksa, bu kardeşlik ve gönüllü birliktelik sağlanamaz. Belki bir gün gelecek, istemeyecekler, ama bugün istenmektedir ve bu hak verilmelidir. Kötüye de kullansalar kendi haklarıdır. Türkler Kürtten dil öğrenecek, Kürtler zaten Türkten dil öğrenmektedir.
BU SÖYLEM ZARARLI
Ben Türkçeyi ilkokulda öğrendim. Bu bölünme getirmez. Zenginlik ve birlik getirir. Ancak şu bölünmeye götürür; “hayır, senin dilin yaramaz” derseniz, ona da “yaramaz” demiş olursunuz, gönüller kırılır, etki-tepki yaratır ve bugünlere gelmiş olursunuz. Rahat olalım, içimizdeki korkuyu atalım, birliği başka şeylerde arayalım, diğer eşitliklerde, diğer özgürlük noktalarında deneyelim. Yoksa bu tutum bölünmeye götürür. Herkes Batı’dan örnek gösteriyor, ben Doğu’dan örnek vereyim; Hindistan’da mesela, bir kâğıt paranın üzerinde tam 17 dilde yazı var. Hindistan belki ilerde bölünür belki daha da büyür. Küçük olan şeyler büyür, büyük olan şeyler paramparça olur, bu diyalektiksel bir süreçtir.
Bir ülkede iki ayrı eğitim olması bölünmeyi değil aksine birliği sağlar. Bir dil için “hiçbir şeye yaramaz” diye tartışmamalısınız.
Kubilay Kızıldenizli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder