19 Haziran 2009 Cuma

Ana Evinde Uyanmak



İlk önce kuşlar uyanır.
Ama önce Yusufçuk Kuşu'nun sesini duyarsınız anamın evinde.
Şöyledir melodisi ;
"guguuuk-guk , guguuuk-guk
"Yusuuuf-çuk, Yusuuuf-çuk.
Bilmeyenlere söyleyeyim; kumrudur bu...
Tabii başlar hep bir ağızdan kırlangıçlar, serçeler, tepeliler koro halinde sabahın ilk ışıklarıyla beraber şarkılarına.
Ama Karga sesi yoktur istanbul'dan farklı olarak ve ben özlerim o sesi Adana'da, ana evinde.
Hiç gözlerimi açmam, zaman zaman dalarım uykuya, uyanırım zaman zaman ve bu gün ışımasından sabah sekize kadar sürer.
Çünkü bizim ailemizin özgün adıyla bildiği Hatçe'nin Salatası'na konan taze nane kokusunun evimize yayılma saatidir bu.
Yusufçuk ve diğer kuşların seslerine başka ses de karışır ana evinde.
Önce sessizce okunan bir Kuran'dır.
Annemin anaç ses tonunun içindeki muhteşem bir tınıdır bu!
Ben uyuyormuş gibi yaparım ama gözlerim kıpır kıpır, dinlerim bu sesi.
Ardından evimize bir kahve kokusu yayılır; anlarım dua seansı bitmiş ve yaşam başlamıştır annem için.
Benim kucağımda ise işte bir anne yastığı ve ona sarılmaktayım o an.
Küçük küçük sessizce içilen kahveye ait yayılan ses de vardır fonda bu arada.
Cezve tepsiye konduğundan ve annem hep bir fincandan fazla yaptığından kahvesini, cezve tıkırtsı girer devreye ve azaldıkça fincandaki kahve eklenir durur.
Kahve kokusu da, içme sesleri de kaybolur ardından.
Ben anne yastığına daha bir sarılırım, gözlerim kıpır kıpır uyuyor gibi yaparak ama.
Sonra şaşırmayacağım başka bir sabah keyfi başlar annemin.
Hep aynı yerel radyodan yayınlanan halk ve sanat müziği şarkıları ...
"Sevemedim Kara gözlüm Seni Ömür Boyunca"
"Karadır Kaşların Ferman Yazdırır"
"Elimde Kaldı Yazık Çiçeklerinle Mendil"
Annem eşlik eder bu şarkılara ve yine hep aynı güzel anne tonunda söyler.
Ben anne yastığına sarılmaktayım hala.
Uyur gibi ama uyumadan ve göz kapaklarım kıpır kıpır.
Anne memesindeyim sanki 47 yıl öcesindeki bir apalak oğlan çocuğu gibi; İçimde hüzün ve mutlulukla beraber içer dururum sabahı.
Mutluluğum "şükür Tanrım'a bir gün daha böyle mükemmel bir sabaha tanıklık edebildim" diyedir.
Üzülürüm, annem 76 yaşında olduğundan ve ben ancak yılda bir kaç kez gelebildiğim için eve, "ancak bir kaç kez daha tanıklığım edecebileceğim" diyedir böylesine bir sabaha.
Ana evinde Hatçe'nin Salatası'ndan yayılan nane kokusu...
Ana evinde sabah kahvesinin kokusu...
Ana evimde Kuran'daki anne tınıları...
Ana evimde anamın sesinden okunan şarkılar...
Benim içimde hem hüzün hem mutluluk.

Göz kapaklarımda kıpırtılar ve kucağımda geceden beri sarıldığım anne yastığı.

Otuz dört yaşında ölen anneannem de sabahları Kuran okur ve ardından şarkılar söylermiş. Sormuşlar ona "hem Kuran okuyorsun hem de aşk şarkıları söylüyorsun ardından, bu nasıl bir iş?
Yanıtlamış Fethiye Hatun " Benim içimdeki Allah inancı içimdeki aşk nedeniyledir".

Göz kapaklarım hala kıpır kıpır...
Kucağımda ana yastığım.
Uyuyorum!

2 yorum: