16 Ocak 2009 Cuma

TEKNOLOJİ İYİ AMA KİM İÇİN

“Teknoloji İyi Ama Niçin”

Çok sevdiğim bir arkadaşım bana geçenlerde iletişim ve bilişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmeleri anlatan "BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ" adlı bir sunum gönderdi.
Bu satırların yazarı ilk kez bilgisayar klavyesine parmaklarını, onu bozacağı korkusuyla dokundurduğunda 32 yaşında olduğu için, önce bu dosyayı açamadı. Çünkü gerekli proğramı silmişti geçenlerde “amaaan bee nasıl olsa kullanmıyorum, yer kaplamasın bilgisayarda” diyerek ve açmayı başardığında daha iyi anlamak için ingilizce hazırlanan bu sunumu tek tek not aldı ve hayrete düştü…
Bakın size aktarayım;
• Amerika’da evlenen çiftlerin sekizde biri sadece bir yıl önce internette tanışmışlar,
• Hindistan nüfusunun %25’inin yüksek IQ’ lu olduğunu ve bu rakamın toplam ABD nüfusundan fazla olduğunu,
• Pek yakında Çin’in İngilizce konuşulan ülkeler arasında 1 numara olacağını,
• 2010 yılında tercih edilecek ilk 10 işin 2004’te bile varolmadığını,
• Şu anda okullarda eğitilen çocukların henüz varolmayan işler ve teknolojiler için ve henüz varolmayan problemler için eğitildiğini,
• Şu anda çalışan işçilerin dörtte birinin bir yıldan az ve yarısının ise 5 yıldan az bir sürede mevcut işvereniyle çalışamayacaklarını,
• MySpace adlı internet sitesinin 200 Milyondan fazla üyesi olduğunu ve eğer Myspace bir ülke olsaydı,Endonezya ve Brezilya arasında bulunan devasa coğrafyadaki 5. büyük ülke olacağını sıralanabileceğini,
• Internete erişim açısından Bermuda’nın 1., ABD’nin 19. ve Japonya’nın 22. olduğunu,
• 1984’te tüm dünyada sadece 1000 ama şu anda 1 Milyar adet bilgisayar olduğunu
• İlk ticari mesajın internet kullanılarak 1993 yılında gönderildiğini
• Şu anda 540.000 İngilizce sözlük olduğunu ve bunun Shakespare döneminin 5 katı olduğunu,
• Teknolojik bilginin son iki yıla öncesine göre iki katına çıktığını,
• Öğrencilerin öğrenimlerinin ilk yılında öğrendiklerinin yarısının son üç yılda öğrendiklerinin yanında eskidiğini,
• Japon NTT şirketinin bir fiber optik kabloyu başarıyla test ettiğini ve bunun saniyede 14 Trilyon bit hacmindeki bilginin sadece bir tek kablocuktan geçirilmesine ve 210 Milyon telefon iletişine olanak sağladığını ve bu kapasitenin ilk altı ayda üçe katlanacağını,
• 2013 yılına değin bir süper bilgisayarın yapılacağını ve bunun insan beyninin kapasitesini aşacağını ve tahminen 2019 yılına değin böyle bir bilgisayarın sadece 1000 ABD Dolar’ına alınabileceğini…

Öğrenmiş oldum. Peki ama bunu nasıl yorumladım;

1. Gelişmiş ülke insanlarının hızla yalnızlaştığını ve eşlerini bile internetten seçtiklerini. Bu rakamlara internet aracılığıyla flört edenleri de eklediğimizde gençler arasındaki oranının korkutucu olabileceğini ve bunun ise çevresine ve topluma yabancılaşmış bir gençliğin oluşturacağı “sanal toplumlara” gebe olduğunu,
2. Gelişmiş toplumların bile çocuklarını teknolojinin gelişim hızıyla paralel olarak eğitemedikten sonra,bizim zavallı çağdışı “milli” bile olmayan “Milli Eğitim” sistemimizin elinde çocuklarımızın ne hale gelebileceğini ,
3. Dünya ekonomisinin 2020 yılına değin Atlantik’ten Pasifik’e kayacağını öngören analizlerin ne kadar doğru olduğunu ve bunun ABD’yi neden bu kadar çok kızdırdığını,
4. “Pasifik Ekonomik Alanı”nın aktörlerinin Çin, Hindistan ve Japonya olduğunu ve bu ülkelerdeki yukarıda sayılı gelişmelerin ve gelişeceklerin tesadüf olamayacağını,
5. Bu nedenle güzel ülkem Türkiye’nin stratejik ortaklıklarının da Atlantik’ten Pasifik’e doğru kayması gerektiğini,
6. Yukarıda sıralanan ve ancak bir toplu iğne başı kadar bir yüzdeyi ifade edebilecek olan tüm bu teknolojik gelişmelerin,neden insanlığın refahını arttırmadığını, onların neden hala yoksullaştığını düşündükten sonra; “Önemli olan teknolojik gelişmelerin başdöndürücü hızla gelişmesi” değil, bu gelişimin “kim” ve “ne ” için kullanıldığının önemli olduğunu bir kez daha anladım.
7. "İnsan dehası" dedim,"insan yaratıcığıve üretkenliği" dedim, ne zaman insanlığının toplam çıkarları için kullanılacak?

Biliyorsnuz dünya nüfusu hızla yoksullaşıyor; açlık,evsizlik, işsizlik, çocuk ve kadın istismarı artıyor. İnsanlığın ulaştığı bilimsel seviye ve teknolojisinin hızla artan ivmesinin bu soruna cevabı yok doğası gereği.Çünkü bireysel çıkar ve kar sistemi sadece şirketlerin ihtiyaçlarına yanıt vermek zorunda.

Bir ironi ama o koca koca şirketler battığında da kamu maliyesi onları kurtarıyor. O yoksul ve çaresizlerin yarattığı kaynağa muhtaçlar.

Evet hızla yabancılaşıyoruz…kendimize, arkadaşlarımıza, komşularımıza ve içinde yaşadığımız toplumumuzun sorunlarına…

Bu satırları yazarken playstation’ı ile oynayan altı yaşındaki oğlum “baba şarkı çalsana “ dedi, “bilgisayarından” dedi ve ben de “neden oğlum bak oyun oynuyorsun ?”, diye yanıtladığımda, oda bana “ Rahatlatıyor babacım” dedi.Şaştım cevabına, beklemiyordum hiç bu yorumu ondan.

Ve belki de benim altı yaşındaki oğlum Mehmet, arkadaşlarıyla beraber, insanlığın refahı için, çocuklar için, onların anneleri için teknolojinin kullanılmasını sağlayacak olan o "sistemin muhteşem ordusunun" bir neferi olacak…

Kim bilir
?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder