18 Ocak 2009 Pazar

Ölümünün 93. Yıldönümünde TEVFİK FİKRET


“BEN İNKILAP RUHUNU FİKRET’TEN ALDIM”
MUSTAFA KEMAL


Ülkemizde cumhuriyeti görmemiş olupta, onun kurulması için ülke aydınlarını Namık Kemal ve Tevfik Fikret kadar etkileyen başka aydın bulamazsınız.
Namık Kemal 1800’ lü yılların sonuna doğru yazdığı şiirlerle “padişah mülkünü” vatan toprağına dönüştürmüş, yani millete ait kutsal topraklar haline getirmiş ve yüzyıldan uzun süredir bu nedenle “Vatan Şairi” olarak anılmayı haketmiş ve buna karşılık hayatını Malta’da zindanda geçirmiştir.Namık Kemal’in suçu sabitti;Padişaha ait olan topraklar nasıl milletin malı olabilirdi?
Tevfik Fikret ise padişah mülkü olan topraklar üzerinde, “kul” olarak yaşayan halkın özgürleşerek “millet” haline dönüşmesi için şiirler yazmıştır.Çünkü hem Osmanlı yurdu padişahın malıydı, hem de üzerinde yaşayan halk! Bir köyün üzerindeki insanlarıyla satılması nasıl feodal beyin inisiyatifiyse, ülke de aynı kaderi padişahın vicdanında yaşıyordu.
İlhan Selçuk “Bir mülkün vatanlaşması, bir ümmetin milletleşmesi gerçekleşebilirse ‘yurttaş-kişi-birey-insan’ ortaya çıkabilir” diyor. “Tevfik Fikret ve Halûk Gerçeği” kitabına yazdığı önsözde. “ Tevfik Fikret bu yolda çok şaşırtıcı biçimde daha da ileri gidiyor” diyerek aşağıdaki dörtlüğü örnek olarak veriyor.

“Toprak vatanım, nevi beşer milletim .. insan
insan olur ancak bunu izanla inandım
Şeytan da biz cin de; ne şeytan ne melek var
Dünya dönecek cennete insanla, inandım”

Tevfik Fikret dünyanın cennete insanla döneceğine inanır.Onun büyüklüğü insana verdiği değerdedir.İnsanın, padişahın kulundan , insana dönüşümün şiirlerini yazar.Yani cumhuriyete vatandaşlık bağıyla bağlı “ Özgür İnsan” şiirleri yazar.
Namık Kemal bir şiirinde şöyle belirtir;

“ Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini
Yoğimiş kurtaracak bahtı kara annesini”

Mustafa Kemal, yıllar sonra daha Balkan Savaşları’yla ülke yıkılırken ,bir toplantıda bu şiiri değiştirerek şöyle okur:

“ Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
Bulunur kurtaracak bahtı kara annesini”

Ama daha buna zaman vardır ve zaman çoğu kez bekletir ama gelir.Bu arada önemli olan gelen zamana hazırlanmaktır. Atatürk’de aynen öyle yapar ve hazırlanır.
Tevfik Fikret ve Namık Kemal bu güzel “ Vatan ve İnsan” şiirlerini yaza dursunlar, bir yerlerde işte bu “ sarışın ve mavi gözlü çocuk” bu şiirleri ezberleyerek, gelmesi gereken “O Tarihi An’a” hazırlanmaktadır.
Tevfik Fikret ve Mustafa Kemal karşılaşmamışlardır.Ama Mustafa Kemal yıllar sonra şöyle der “ Ben Fikret’e yetişemedim.Onun sohbetinden istifade edemedim.bunun için kendimi bedbaht sayarım.Ama, bütün eserlerini okudum.Bir çoğu da ezberimdedir.O hem büyük bir şair, hem de büyük insandı...” demiştir.Ölümünden çok kısa bir süre önce de Tevfik Fikret bir arkadaşına şunu söylüyordu “ Ah, şu Gelibolu’daki miralayı bir görebilsem ... tanıyabilsem.” Ama Fikret'in bu dileği gerçekleşemedi.
Çoğu kez bizi etkileyen, bizi biz yapan insanlarla karşılaşmayız.Romanlar, kitaplar, şiirler okuruz.Bu okuduklarımız “bizi biz” yapandır.Nasıl biz cumhuriyet kuşakları, çağdaş romancı ve şairlerden etkileniyorsak, Mustafa Kemal de aynını yaptı.
Tevfik Fikret’in şiirlerini ezbere bilen Atatürk’ü , Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemek için geldiği 27 Aralık 1919 günü Ankara’da bir süpriz beklemektedir.Halkın sevgi gösterisi eşliğinde Ankara’ya girer. Geldiği yolda kilometrelerce sağa sola atlarının üzerinde dizili, ellerinde kılıçlarıyla selam duran seymenleri görür. Arabasından iner, seymenlere dönerek gür bir sesle:
-“ Merhaba efeler !”
Seymenler hep bir ağızdan;
-“ Sağol Paşa Hazretleri”
-“ Arkadaşlar buraya nasıl geldiniz?”
-“ Millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik!”
- Fikrinizde sabit misiniz?
- Andolsun !!!

Fakat asıl etkileyici ve Mustafa Kemal’i gözyaşı içinde bırakan bu sahne değildir. Asıl sürpriz olan, Ankara Sultanisi öğrencilerinden Munir Müeyyed'in, Atatürk’ün karşısında hazır durup , Atatürk’ün çok sevdiği Tevfik Fikret’in Ferdâ (yarın) şiirini okumasıdır;

Ferdâ senin; senin bu teceddüd, bu inkılap…
Herşey senin değil mi ki zaten?… Sen ey Gençlik!
….
Sönsün müebbeden o cehenem; senin bugün
Cennet kadar güzel vatanın var; şu gördüğün
Zümrüt bakışlı, inci şetaretli kızcağız
Kimdir bilir misin? Vatanın
….
Gençler, bütün ümmid-i vatan şimdi sizdedir.
Herşey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin

Tevfik Fikret’in Ferdâ (yarın) şiirindeki işte bu gençlik, bu ülkeyi bundan 85 yıl önce kurtararak ülkenin gerçek “ yarını” olmayı haketmiştir.
Belki de bugün yine bir yerlerde belki sarışın mavi gözlü, belki esmer kahverengi gözlü bir başka çocuk , başka vatan ve millet şiirlerini ezberliyordur bir yerlerde.

Kim bilir…?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder