3 Mayıs 2012 Perşembe

SÜRMELİ' NİN SÜTÜ

Sürmeli.

İlk ineğimizin adıydı, zaten bir tane daha da olmadı
Bu ad önemlidir, yeniden geleceğim Sürmeli konusuna.

1969-1974 yılları arasında Necati Bey İlkokulu' ndayım.
Beslenme saatimiz o zaman da var.
Annelerimiz beslenme saatinde küçük bebeleri beslensinler diye sınıfımızın tüm öğrencileri için sırasıyla kurabiye yapıyorlar .

Benim annem sıranın bize gelmesini istemez, çünkü maliyeti aile ekonomimiz için büyük yük.
Ama yapar, hem de en lezzetlisini!

Her gün ayrı bir anne kurabiye yapsa da "sütçümüz" aynıdır.
Sütümüz çünkü ABD destekli Birleşmiş Milletler'den gelir.

Bakmayın süt dediğime, aslında bu süt tozudur.
Üçüncü dünyanın çocuklarına layık görülen şey sütün kendisi olamazdı zaten.

Yutturdular bu tozları biz bebelere yıllarca.
Hem bana hem de arkadaşlarıma.

Ve o zaman da bozuktu sütlerimiz  hala da bozuk.

Kaderimiz mi bu, hep boyun mu eğeceğiz, hep susacak, tevekkülle mi karşılayacağız bu belaları...

Oysa Sürmeli' nin sütü ne kadar da güzeldi.
Ama bir gün kesti vermeyi.
Sütünün sağlığına mı güvenemedi bilemem ama, sütünü kestikten bir kaç gün sonra başını duvara vura vura öldürdü kendini.
Ben bizim koca gözlü Sürmeli' yi ne zaman anımsasam,  onun çaresizlik içindeki onurlu ölümünü düşünürüm.

İki gündür çocuklarımız zehirleniyor.
İlk haber, ilk günün akşamında duyuldu ve biraz önce de bu kez bugüne ait haberleri verdiler.
"Muhtelif şehirlerde çocuklar bugün de okulda dağıtılan sütten kaynaklanan sağlık problemleri nedeniyle hastaneye kaldırıldılar"

Eskiden kalitesiz ABD süt tozları canımıza okuyordu, şimdi de ihale kazanan tarikatçıların sütleri.

Ve bu "sütü bozuklar", bizim Sürmeli' nin yaptığını yapamayacak kadar şeref yoksunudurlar.

Sütü bozuk olanlar çocuklarımıza süt dağıtmasınlar .

ABD kuklası sütü bozuklar zaten bunu becerebilirler miydi sandınız!


.
.
.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder