5 Mayıs 2012 Cumartesi

DENİZ GEZEN ÇOCUK

Adana.
Yıl 1970’li yılların başı olmalı.
İki dalgalı “lambalı” radyonun etrafında tam dokuz kişi var.
Ailenin en küçüğünün yaşı sekiz , en büyüğünün ise elli üç.
Ajans haberleri kaygıyla dinleniyor.
Evde “çıt” yok.
Evin babası ajans okunurken gürültüden hoşlanmaz ama o yıllarda sekiz yaşında olan çocuğun anılarında “zoraki” bir sessizlik yok.
En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm aile üyeleri merak, sessizlik ve tedirginlik içinde dinliyor haberleri.
Diyor ki radyodaki sunucu, “ Deniz Gezmiş hakkında gelen ihbar üzerine yapılan aramalar sonuçsuz kaldı”
Ajansı dinleyen küçük çocuk sanıyor ki “Deniz Gezmiş hep Deniz kenarında Gezer!”
Ve polisler ve jandarmalar “Deniz kenarında Gezenlerden hiç ama hiç hoşlanmazlar!”
Ne bilsin ki, polis ve jandarmanın neden Deniz Gezenlerden hoşlanmadığını, o yaşına değin Adana’da hiç deniz görmemiş ki!
Yalnız anlatılanlardan ve gazetelerden gördüğü kadarıyla denizin kenarında sıcak kumlar var ve bu kumlar maviliklerle sevişirler.
İşte bu Deniz kenarında Gezmiş çocuk ahdetmiş tüm çocukları denize götürmeye.
Bu yüzdendir bu kadar aranması.
Der ki evin anası,  “ Oh bulamadılar ya hala Deniz Gezmiş çocuğu!

Dedi ki bir gün ajanslar ve gazeteler, “Deniz Gezen çocuk yakalaaaaaandı!
Ve ajanslar dinlenmez oldu uzunca bir süre!

O küçük çocuğun hafızasında, çok satan günlük bir gazetenin manşeti ve kocamaaaan bir resim var.
Mahkeme salonu olmalı, üç tane genç var fotoğrafta, oturuyorlar ve kalınca bir ip var önlerinde. İki tahta çubuk sabitlenmiş yere ve ip onların arasında gerilmiş. Hakimlerin kürsüsüyle çocukların önünde kalın ve saç örgüsü gibi örülmüş ipten bir set var.
İpin arkasında tüm güzellikleriyle Deniz Gezen çocuklar var.

Sonra bir bahar sabahı, sabah ajanslarında aldılar haberleri ailecek, ağladı anne, ağladı baba, kız kardeşler de ve ağabeyler de ağladı.
Sekiz yaşındaki çocuk dahi ağladı o zaman ama neden ağladığını bilmeyerek.
Belki de "hayalinde artık çocuklar deniz gezmeyecek" diyedir ama kim bilir?
Ama aklına paslı bir mıh gibi çakılı kaldı önlerinde kalınca bir iple Deniz Gezen çocukların fotoğrafı.

Ve bugün kırk dokuz yaşına adım atmış olsa da o sekiz yaşındaki çocuk, hala Deniz, Yusuf ve Hüseyin kumsaldan el sallıyorlar ona mavilikleri göstererek.
Çünkü ajans haberlerini dinlerken hayalinde canlandırdığı Denizler hiç değişmeden kaldılar.
Hala pek saf!
Hala Deniz gezmekteler.

Ve Türk halkının vicdanına kırk yıl önce ektikleri Türkiye Devrimi’nin tohumlarını büyütmekteler hala!

1 yorum:

  1. Çok duygulu yazınız,hüzünlendim...Kırk yıldır "Deniz" yaşıyor ,yaşayacağına da inanıyorum...

    YanıtlaSil