28 Mayıs 2012 Pazartesi

Çuvalcı Türk Teğmenler İşbaşında!




28 Mayıs 2012.
İstanbul’ da Kadıköy’ de, Üvercinka Bahçe’ deyiz…
Türkiye Gençlik Birliği’nin Genel Başkanı İlker Yücel konuşuyor;
Bizim vereceğimiz mesajlarımız var;
·         Bunlardan biri Amerika’ ya, “Eğer siz bizim askerimizin başına çuval geçirirseniz biz de sizin askerinizin başına çuval geçiririz. Türkiye’nin şehirleri artık ABD askerleri için güvenli değildir!
·         Türk’ü ve Kürt’ ü birleştirecek tek şey bu çuvaldır; ABD’ yi kovduğumuzda Türk ve Kürt birleşir!
·         Nato’cu generallerin ve hükümetin ABD’ ye veremediği notayı biz TGB olarak veriyoruz.
·         Çuval eylemiyle Amerikan emperyalizminin saldırısına uğrayan bütün mazlum ulusların bağımsızlık ve devrim mücadelesini selamlıyoruz!
·         Bu çuvalların ağzını kapatmaya hiç kimsenin gücü yetmez, yetmeyecektir!
Bugünden biraz geriye gidelim.
Tarih 20 Ekim 2011,
Yer Muğla’ nın eşsiz ilçesi Bodrum.
Sekiz Türkiye Gençlik Birliği fedaisi Bodrum sokaklarında ABD savaş gemisinden Bodrum’a çıkan ABD askerlerinin peşinde.
Ne demişti TGB,  “Süleymaniye’ de 11 askerimizin başına çuval geçiren ABD askerinin başına çuval geçireceğiz.”
Ve 20 ekim 2011’ de geçirdiler!
F tipi Hukuk’ un  16 yıl hapis cezasıyla tehditine, Malatya’ da Kürecik’ te ABD askerlerinin peşine düşerek verdiler; “İsterseniz 160 yıl ceza verin!”
Peki bu kadar mı? Şimdi biraz daha gerilere, 5 Kasım 1918’ e gidelim.
İskenderun’dayız.
Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal  kendine bağlı 7. Ordu’ ya şu emri verir.
“İngilizler eğer İskenderun Limanı’ na  çıkmaya çalışırlarsa ateşle karşılık verin!”
Sadrazam Ahmet İzzet Paşa Mustafa Kemal’ i ikna edemez. Bunun üzerine Mustafa Kemal şu telgrafı çeker  “emirleri tatbik etmeye yaradılışım elvermediğinden… komutayı yerime tayin edeceğiniz zata derhal teslim etmek istiyorum” .
Komutayı teslim eder, kazandığı süre sonunda Yıldırım Orduları’nın cephanesini Toros Tünelleri’nden Anadolu içlerine kaçırır.
Bugün Ahmet İzzet Paşalar yine iktidardadır.
Ve askerlerimizin başına çuval geçirilmesine ses çıkarmayan ve “bu mutat bir ABD ordu uygulamasıdır”  diyen Genel Kurmay Başkanı‘ nın da eskisinden bir farkı yoktur.
Ve her uygulama, her kurum, her kişi kendi karşıtını üretir. Bu diyalektik bir yasadır.
Karşı devrimin de, bu yasa gereği karşıtı vardır; Türkiye halkı, karşı devrime yanıtını üretiyor bugün!
İngilizlere “ateşle karşılık vermeyi” emreden komutan neyi temsil ediyorsa, TGB bugün Türkiye’ de aynısını temsil ediyor.
Dün Şırnak’ ta PKK ile savaşan bir teğmenimiz şehit düştü ve aynı saatlerde on binlerce Çuvalcı Teğmen TGB’ nin önderliğinde işbaşında.

Hey gençler, hey devrimci gençler, aranızda bize ayıracağınız bir yer var mı?
Bastığınız yerdeki  toprak ve tuttuğunuz ağaçta dal olmaya hazırız biz!
.
.

3 yorum:

  1. Buna eylem denmez! Beş kişinin bir kişiye çullanarak çuvallaması denir... Amerika, bir Amerikan vatandaşı -askeri- ve yalnız başına bir garip turist değildir. Bu yiğitlik değil vandalizmdir.
    Çuvala karşı eylem, çuvalı geçirip sonra USA Genelkurmay Başkanı olan kişinin Ankara'da karşılanan kırmızı halısını kaldırabilmektir.
    Çocukluğu bırakmak ve Süleymaniye'deki disiplinsiz askerlerin sorgulanmalarına bakmak gerekir. Neden çuvalı başlarına geçirttiler, neden dövüşmediler ve cezalandırıldılar mı? Sorgulanması gereken de budur. Selamlarım.

    YanıtlaSil
  2. Cumhur Bey,

    Eleştiriniz için teşekkür ederim.
    Bu vandalizm değil. Eğer böyle düşünüyorsanız 1968' teki Dolmabahçe eylemi de vandalizmdir.
    TSK çuvalı başına geçirmesine ses çıkarmayan 11 askerine de, emir vererek direnmeyin teslim olan komutanına da ve hatta "bu mutat bir ABD ordu işlemidir" diyen Genel Kurmay Başkanı'nı da soruşturma açmalıdır.
    TGB sadece bu sürece direnen silahsız kuvvetler olarak sürece direniyor, sembolik bir eylem yapıyor.
    Olan budur!
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Eylemin küçüğü büyüğü olmaz. İnandıkları bir şeyi yapanlara en azından saygı duymak gerekir.

    YanıtlaSil