4 Ağustos 2009 Salı

"KURT KARTI"

Biliyorsunuz son günlerin gündemi "Kürt Açılımı"
Aslında buna Türkiye'nin açılması da diyebilirsiniz.
Yok yok! Türkiye'nin Yarılması galiba daha iyi olacak!
Meselenin bir kaç demokratik hak tanınması olmadığını biliyor musunuz?
Aklı başında her ortalama Türk yurttaşı biliyor ki, Amerika'nın Irak'tan çekilmesinden sonra oradaki Amerikan çıkarlarının korunması için büyük bir gücün kalması gerekiyor.
Bu güç maalesef Türkiye olacak!
Amerika adına artık oralarda kan dökeceğiz.
Mehmetçiğin kanının değeri budur,"Pazarlık Kanı!"

Karşılığında da Türkiye'ye ödül olarak, PKK'nın sözde tasfiye edilmesi gelecek!

Bu yüzyılın başında İngilizler tarafından oynanan "Kürt Kartı", son 25 yıldır Amerika tarafından yeniden keşfedildi. Ve bu keşfin sonunda Türküyle Kürdüyle 60.000'den fazla insanımızın kanı aktı.

Kendi yuttaşlarımızla barışmak için, yabancı bir ülkeyle pazarlık yapan bir ülke haline geldik.
Ne acı!
Bizim yurttaşlarımızın kartı yabancı bir elin parmakları arasında dönerken çaresizce izliyoruz.
Aslında o parmaklar arasında dönen ülkemizin onuru ve kanıdır!

Evet Türkiye Barzani/Talabani Çetesi'ne ait olan Irak'ın Kuzeyi'ni koruyacak!
Korunacak olan gerçekte Amerikan çıkarlarıdır,bilin bunu!
Peki, PKK bu yolla tasfiye edildiğinde, bizim sorunlarımız bitecek mi?
Ya da PKK bu yolla tasfiye edilebilecek mi?
Hiç sanmıyorum.
Başka bir pazarlık masası için saklanıp ortaya sürülecek; kuşkunuz olmasın bundan.
Güneydoğu'daki aşiret ilişkileri, üst ve alt yapıda çözülecek mi?
Ekonomik ve sosyal planda aşiretler ortadan kaldırılacak ve oradaki insanımız Cumhuriyet yurttaşı olabilecek mi?
Bu bölgelerde "bizim perişan olmuş Cumhuriyet'imiz" kendi ekonomik ve sosyal temellerine kavuşacak mı?
Hayır!

Çünkü amaç bu değil,olamaz da!

Milletvekilleri bu bölgenin aşiret liderlerinden oluşursa,yani Cumhuriyet'in yüz yıllık düşmanlarının temsilcileri milletvekili olarak görev yaparsa, siz nasıl aşiret ilişkilerini tasfiye edip, topraklarını yoksul köylülere dağıtabilirsiniz? Özgürleşemeyen köylü, geri toplumsal ilişkilerere sığınır ve onlar tarafından temsil edilirler.

İnsanlığın son 400 yıllık pratiğinde, toprak beyleriyle uzlaşarak ve onların ekonomik ve sosyal temellerini koruyarak kurulan bir Cumhuriyet gördünüz mü?
İngiliz Devrimi, Alman Devrimi, Büyük Fransız Devrimi ve bir Kuzeyli-Güneyli iç savaşı yaparak, toprak derebeyliğini tasfiye eden Amerikan Devrimi'ne bakınız.
Amerika'nın kuruluş günü olan 4 Temmuz feodalizmin ve onun temsil eden tüm güçlerin yıkıldığının tescil edildiği gündür.

Ama bizde böyle mi oldu ya!

Olmadı!

Ve bu yüzden, Cumhuriyet sınıfta kaldı!

Bugün, bu kadar kan akıyorsa, bu, Cumhuriyetimizin Güneydoğu'da aşiret liderlerine teslim olmasının sonucudur. Aşiret ilişkilerinin ezdiği ve özgürleşmesine izin vermediği günlük ilişkiler ve devletin bu ilişkilere müdahale etmeyip uzlaşmasının sonucunu yaşıyoruz.

Ve eğer sistem olarak kendi insan tipini, "yeni insanını" yaratamazsan, sistemini kuramazsın.

Ve böylece insanların da başka güclerin elinde "Kurt Kartına" dönüşürler.

Kurt Kartı, Türkiyenin tüm kırmızı çizgilerini pembeleştirdi sonunda.
Ben özellikle "Kürt Kartı" demiyorum. Bizim Kürdümüz Amerika'nın elinde bir kart olmayacaktır ama işte PKK'nın kendisi böyle bir karta dönüştü sonunda.

Maalesef ama maalesef....
Cumhuriyet sınıfta kaldı.
Cumhuriyet sınıfta kaldı.
Cumhuriyet sınıfta kaldı.

Bu acıyı bilin ve yüreğinizde hissedin.

Artık yeni bir Cumhuriyet kurma zamanı...

Bunun nasıl yapılabileceği de ve nasıl yapılamayacağı da Türkiye'nin son yüz yıllık pratiğinde var.
Lütfen Kaynak Yayınları'nın neredeyse 30. cildini yayınladığı "Atatürk'ün Bütün Eserleri'ni okuyun.
Orada günümüz hainlerinin atalarını da bulacaksınız.
Namuslu çalışkan yürekli vatan çocuklarını da!
Başlarında tüm Anadolu bozkırlarını mavi gözlerindeki kıvılcımlarıyla tutuşturanı da!

5 yorum:

  1. Önce seninle ilgili kişisel düşüncemi yazmak istiyorum.Bunun kuzenlikle alakası yok .pek çok kişinin anladığı yada anlamadığı yada anlam veremediği tarzda duygusal şiir ve yazılımlar sunarken bizlere; birden bire yaşamın en derininde olan sorunların nedeni ve kendince çözümleme yönteminle başarılı bir şekilde yazı yazıyorsun.Bir anda duygusallık bitipde hayatın gerçeğine dönmek her baba yiğidin cesareti değildir.Kutluyorum seni.

    Kurtlar sofrasında dans eden ülkemiz bütün baskılara rağmen sorunların hakkından gelecektir.Ülkeme güveniyorum kandırılmış halkıma güveniyorum bizi çekemeyen düşman olmaya zorlayan sözde insan haklarına sahip ülkeleri şiddetle kınıyorum.
    Türkiye Cumhuriyeti sağlam temeller üzerine kurulmuştur, sınıfta tekleme yapsada karnesi pekiyi olacaktır.En azından benim temennim bu..

    NİLLY

    YanıtlaSil
  2. Tarih tekerrür etmez. Sadece planlar ertelenir ve birgün tekrar su üstüne çıkar.Birkaç dönem önce yaşamadık mı biz bu sahneyi? Neydi? PKK silah bırakacak... Sahnede kimler vardı? Yine Amerika yine Talabani ve yine Barzani. Peki sonuç ne sonucu gelinen durum ortada, sonuç dediğiniz gibi Cumhuriyet bütünlemeye kaldı. Peki değişen ne kullandıkları kuklalar. Değişmeyen ise; gürültüde kaybolan sesimiz, hep hedefte olan Cumhuriyet ve kelepçeli aydınlar!!!

    YanıtlaSil
  3. Cumhuriyet sinifta kalmadi Kubi; OSS(*) sonuclarini bekliyor...Biraz uzun surdu sinav sadece...Buna gore "Bamteli" ni tespit ve kesfedip ona gore tavrini alacak.

    Suna inaniyorum ki insan umudunu kaybettigi anda kaybedecek baska bir seyi kalmaz...

    Bu vatan bizim!

    (*) : Ordek secme sinavi

    YanıtlaSil
  4. Ben umudumu asla yitirmem. Ülkemiz de yitirmez. Mesele sistimi tüm kırmızı çizgileriyle yeniden inşa etme ve tanımlama meselesi ve bu konuda ülkemizin tarihsel birikimi dışardan bakanlara parmak ısırtacak kadar güçlü.
    Ali, bizim sesimiz gürültüde kaybolmaz, kaybolamaz. Çünkü bizim başka gidecek ülkemiz yok.
    Buradayız ve bekleyeceğiz!
    El mi yaman, bey mi yaman!

    YanıtlaSil
  5. http.//belguzaranne.blogspot.com21 Ağustos 2009 02:11

    merhaba hayırlı ramazanlar saygılar

    YanıtlaSil