13 Nisan 2009 Pazartesi

Kardeşim Kalp Krizi mi Geçirdin Sen..!


Anıl, Kubilay, Arif/ 2005

Kardeşim Kalp Krizi mi Geçirdin Sen..!
Arif Uçar

Arif' in portresini yazacaktım. Biraz daha vakit vardı; demleniyordu içimde yazacaklarım ama...
Benim kalbim, yani Arif' imin kalbi "kriz" geçirmiş dün gece...
Bir Arterio skleroz veya anjino pektoris arkadaş olmuş onun kalbine!
Sinsi bir arkadaş.
Tüm kalp arterlerinde, koroner damarlarında, kalsiyum plakları, trombüsler.
"Bana bir şey olmazları" bilmezler pek bu sinsi "dostlar."

Hastaneye zor atmış kendini. Anlamış, eğitimli çocuk... Arabasını bile kendi kullanmış.

Benim 40 yaşına henüz gelmiş "7. kardeşimin", Arif'imin kalbi "öok yorgun" demiş ,doktor Taha...

40 yıllık ömrü taşırken onun kalbi, "yorulmuş" yahu..!

Ben biliyorum neden böyle olduğunu...

Bilirim ama söyleyemem!
Yalnız, o derece ve öylesine ince ve derinlikli bir duygu ve bunu taşıyan bir kalbi var ki Arif' in, o kadar olur.

Arif' in kalbi önce babasını taşır, sonra oğlu Ali Mert'i ve elbette Özlem'i...
Çünkü babası 40' lı yaşlarda kalpten gitti; doyamadı babasına Arif ,"idolüydü" onun.
Aldı onun adını oğluna koydu ve mert olsun diye babası gibi "Mert" ekledi Ali babasının yanına.

Onun insan sevgisi her türlü mülkiyetten uzak, vefa dolu ve paylaşım doludur.
Abisi olmaktan gurur duydum ve hiç yanıltmadı beni, istese de yanıltamaz zaten bu konuda yeteneksiz çocuk.

Sevgiyi de paylaşır, sıkıntıyı da... Ama kendine ait olan sıkıntıları paylaşmaz; başkalarının sıkıntıları önemlidir onun için.
İşte içindeki kendi sıkıntısı bir kılıç gibi kalbini kesti, ikiye biçti...
Sirke önce küpüne zarar verdi; demlendi içeride yıllarca sinsice.

Şimdi yoğun bakımdaki yorgun kalbi, 40 yaşındaki Arif'imi taşır.
Ben güvenirim o kalbin gücüne, toparlar kendini, Arif'in kalbi o!

Benim iç sıkıntılarım büyüyor bugün, "ya giderse Arif diye..."

Geçen hafta İzmir Bostanlı' da bir akşam, Balıkçı Barınağı' nda çaylarımızı yudumladık ve gecenin içine yıldızlara baktık ve onların ışıltılarına...
Kayan ışıklara!
Benim ışıltılarıma baktık.

"Bak" dedim , "Arif şu hareket eden ışık var ya gecenin derinliklerinde; o benim geleceğimdir "dedim.

"Tamam Abi " dedi....

"Ama bu sigarayı içersen böyle ve bu kadar kötü davranırsan bedenine sen orada olamayacaksın!"

"Biliyorum Abi, bırakacağım"...Bu gidişle babam kadar yaşayamayacağım zaten..!

Kalbi ipek atlastan, kadifeden yapılmıştır; "çekemedi dünyanın yükünü" bu benzersiz kalp be!

Gözlerimde yaş, kalbimde derin bir arkadaşlığın "kaybetme korkusunun kederi" var.

Hey "yorgun" kalp, güzel kalp, arkadaşımın kalbi!!!
İhtiyacımız var sana bir 40 yıl daha, unutma!
İçimizde senin teklemenin kederi...
Yüreğimizde ve aklımızda arkadaşımızın sevgisi var!
Heyyyy, duyuyor musun bizi!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder