11 Haziran 2012 Pazartesi

Türkçeye “Sol” dan Saldırı veya Doğru İnsan Yanlış Yerde YanlışaDönüşür!

Önce bir düzeltme;

Ulusalbakış’ ta Mayıs ayının son günlerinde yayınlanan ” Türkçeye “Sol” dan Saldırı veya Doğru İnsan Yanlış Yerde Yanlışa Dönüşür!” makalemizde, CHP’ nin İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu için basından gördüğümüz ve okuduğumuz şekliyle bir sıfat yazmışız.
CHP İstanbul Milletvekili M.SezginTanrıkulu adına, Vekili Av.SedatAslantaş tarafından bir uyarı mektubu bir elektronik postayla Ulusalbakış’ ın Genel Yayın Yönetmeni Murat Güneş’ e gönderilmiş. Ben de Sayın Güneş’ e, ”mahkeme kararına gerek yok,yazıyı kaldırabilirsiniz”dedim. Hatta aynı yazıyı bloğumdan da kaldırdım.

İlgili makalenin amacı ”kimseye hakaret etmek” ve ”halkı kin ve nefret duygularına teşvik etmek” değildir. Zaten yazının amacı ” ilgili yasa teklifine” eleştiri yazmaktan ibarettir..

Aynı yazımızı aşağıda ilgili bölümlere ”..........” yazarak yeniden yayınlıyoruz. Burada amacımız gerek Tanrıkulu’nun ve gerekse de Vekili Arslantaş’ ın ilgili bölümü istedikleri gibi doldurmaları ve komuoyunu kendilerine gore bilgilendirmelerine olanak sağlamaktır.
Bize göre böylesine önemli bir makalenin böylesine basında binlerce kez yazılmış ve ”gerçekten de önemini kaybetmiş” bir konu nedeniyle anılması ve yayınlanmasını durdurmak haksızlık olur. Yazımızın saygınlığına ”mahkeme kararları ve suç duyurusu gibi” nedenlerle gölge düşmesini istemeyiz.
Bizim kimseyle kişisel bir problemimiz olamaz. Bizim amacımız ülkemize hizmet etmek, ulusal çıkarlarımızı savunmak ve CHP’ yi olması gereken noktaya davet emektir.
Bunun için yargılansak da, marjinal olarak suçlansak da önemi yok.
Gençliğinden beri ülkesinin saygınlığı, bağımsızlığı ve Büyük Türk Milleti’ nin, kankardeşlik bağlarıyla birbirine bağlı tüm etnik topluluklarının birliğini savunan biri olarak bu konular için ödeyemeyeceğimizi düşüneceğimiz bir bedel yoktur.

Bunun için de dünyanın her yerinde, ”barış, demokrasi ve insan hakları” götürme bahanesiyle insanların ölümüne neden olan ABD gibi bir devletten insan hakları ödülü de beklemiyoruz. Böyle bir ödüle ”layık”görülsek de reddederiz!

Zaten felsefi ve vicdani fark buradadır!

Hem ilgili kodu ne biz verdik, ne de bize verildi. Bu kodu tanımlayan ve tanımlanan kişi arasındaki bir sorundur.Elbette bir de CHP' nin sorunudur.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Kubilay Kızıldenizli

................


Türkçeye “Sol” dan Saldırı veya Doğru İnsan Yanlış YerdeYanlışa Dönüşür!


“CHP’li Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce, siyasipartilerin Türkçeden başka dillerde faaliyette bulunmasını öngören bir kanunteklifi sundu. Teklif yasalaşırsa mitinglerde Kürtçe propaganda yapılabilecek”

Türkçenin devlet katında karşılaştığı ilk resmisaldırının haberidir bu aynı zamanda.

Ve bu saldırının NeoCHP’ den gelmesi,Kılıçdaroğlu’ nun bir paraşütle nasıl CHP’ nin başına geçtiğini de daha iyigörmemizi sağlıyor.

Bedel ödeniyor.

Önemli ve acı olan Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebigibi sosyal demokrat tabanda sevilen iki siyasetçinin bu önergeyi imzalayarakMeclis Başkanlığına sunmasıdır. 

Dikkat edin, “hazırlayarak” demiyoruz,“imzalayarak” diyoruz.

Biz şahsen NeoCHP’ nin Diyarbakırlı ama İstanbulmilletvekili Sezgin Tanrıkulu’ ndan ve NeoCHP İzmir Milletvekili vicdani redciRıza Tüzmen’ den bu teklifi imzalayarak göndermelerini beklerdik.

Hatta Kılıçdaroğlu’ nun imzası bu tabloya çokyakışırdı ama sanırım partinin lideri olarak gelecek tepkilere tampon kullanmakistiyor olmalı.

Daha açık bir ifadeyle, Sezgin Tanrıkulu vekendisine tampon olarak kamuoyunda güvenilir bulunan siyasetçilerini kullanmakistedi.

Melih Aşık’a göre, diğer Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, önüne gelen butasarıyı reddederek imzalamamış, kendisini tebrik ederiz. 
CHP eski Milletvekili ve Aydınlık yazarı hukukçuŞahin Mengü ise kendisine bu konuda sorulan soruyu “Bunun çağdaşlıkla, ileridemokrasiyle bir ilgisi yoktur. Burada yapılan Kürtçenin fiilen resmi dilhaline getirilme girişimidir. Siyasi partiler anayasal kurumlardır. Siyasi partilerinfaaliyetlerinde Türkçenin resmi dil olmaktan çıkarılması anayasadaki ‘resmi dilTürkçedir’ maddesine de aykırıdır” olarak yanıtlıyor.

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik’ in 25 Mayıs 2012 günü Aydınlık Gazetesi’ nde sürmanşetten verilen haberine göre, ilgili yasa teklifinin mimarının “Gölge .......ve NeoCHP’ nin Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ dur”

Yani kendisi Diyarbakırlı ama İstanbu lmilletvekili ve NeoCHP’ nin Genel Başkan yardımcısı ........Sezgin Tanrıkulu…

Bunlar şaşırtıcı değil.

Ama şaşırtıcı olan Kurultay arifesinde kendilerinebir “gelecek” sunulacağı beklentisiyle veya pozisyonlarını kaybetme korkusuylaAkif Hamzaçebi ve Muharrem İnce’ nin bu önergeyi imzalamalarıdır.

Aslında bu çok şaşırtıcı değildir, çünkü doğru yerde olmaları gerekenler eğer yanlış yerde durmaya inat ederlerse ikbal kaygıları artar ama ilkeleri aşınır. Eğer ileride bugünleri yazanlar, bugünlerin gerçeklerine dayanarak Cemal Süreya’ nın izdüşümleri gibi bugünün aktörlerini yazdıklarında olanca güzelliği ve çıplaklığıyla okuyacağız bugünün önemli aktörlerini.

Bakın iddia ediyoruz, 2012 yılında NeoCHP’ yi Cumhuriyet’ in temellerini dinamitleyen daha başka yasa teklifleriyle göreceğiz;aslında bunlar şaşırtıcı da olmayacak.

CHP, NeoCHP’ leşerek yoluna devam ediyor; biz içinde vatan sevgisini içtenlikle taşıyan siyasetçilere ve CHP’ nin yurtsever tabanına sesleniyoruz.

CHP’ nin artık içeriden mücadeleyle devrimcileştirilmesi ve köklerine döndürülmesi mümkün değildir. Mesele millitabanlı muhalefeti örgütlemek ve devrimci hedefin bir parçası olmaktır.

Doğru insan yanlış yerde durmaz!

Doğru insan, yanlış yerde, yanlışa dönüşür!

SON SÖZ:

NeoCHP’ nin yöneticileri, Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu’ nun liderliğinde Aralık 2011’ de ABD’ ye gitti ve 40 kadar ziyaret gerçekleştirdikten sonra ,“Biz Amerikan karşıtı değiliz” dedi.

Sayfalarca da yazsanız NeoCHP’ yi bu kadar net anlatan bir cümle yazabilir misiniz?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder