8 Kasım 2014 Cumartesi

Aydınlık Söyleşileri



Validebağ'ı KORUYORUZ!

Validebağ Korusu’na yapılmak istenen inşaata karşı direnişte öne çıkan Validebağ Gönüllüleri Derneği ve destek veren Acıbadem Dayanışma Derneği yöneticileri Aydınlık’a konuştu. Gönüllüler koruyu koruyacaklarını vurgularken, Belediye’nin halkla inatlaşmayıp, gerçek sorumluluğuyla meşgul olmasını istiyorlar
Ülkemizin gündemine damdan düşer gibi indiler.
Aslında inmediler. Onların mücadelesi 1998’e değin uzanıyor. Duyarlılıkları, sadece basit bir çevre duyarlılığının ötesinde vatan, insan ve doğa sevgisinden geliyor.
Bu söyleşinin yazarı da Validebağ’da son yirmi yıldır çok çok “soluklandığından” mücadeleyi ve bu korunun değerini yakından biliyor.
Validebağ Gönüllüleri, “halktan ve haklı olmaktan başka hiçbir şeye dayanmadan” haklı bir mücadelenin verilebileceğini bize gösteriyor. 
Hukuku biliyorlar, dayanışmayı biliyorlar ve en önemlisi ülkelerini, insanını, kendi ifadeleriyle “börtü böceğine kadar” herşeyini seviyorlar.
Bu mücadeleyi Aydınlık okuyucularına birinci elden yansıtmak için Validebağ Gönüllüleri Başkanı Sayın Arif Belgin’le, son iki yıldır bu mücadelenin bir parçası ve gönüllüsü olan ve anneanne olarak torununa bu cennet parçasını bırakmak isteyen Sayın Feral Tercan’la  ve Acıbadem Halk Dayanışması’ndan ve  Acıbadem Dayanışma Derneği Başkanı değerli kardeşim, mücadele arkadaşım Ali Toroz’la Validebağ’ı konuştuk.
Acıbadem’de, mücadele alanına birkaç yüz metre mesafede bir pastanede bir yandan çaylarımızı içtik, bir yandan sohbet ettik.
Sizlere Validebağ Korusu’nu savunan ve tanımaktan onur duyduğum bu yiğit arkadaşlarımızı sunmaktan onur duyuyorum.
Önce derneği tanıyalım sonra mücadeleye kadar uzanalım...
- Arif Bey, Validebağ Gönüllüleri Derneği’ni kısaca anlatabilir misiniz?
Derneğimiz 2001 yılı Ocak ayında kuruldu fakat Ekim 1998’e uzanan bir geçmişi var. Aynı tarihte Validebağ Korusu’unun 50 bin metrekarelik kısmının Marmara Üniversitesi’ne tahsis  edilmek istenmesiyle beraber bizler Acıbadem, Koşuyolu, Barbaros mahallerinden yüzlerce insan Koru’da toplanarak tepkilerimizi dile getirdik. Validebağ Korusu’nun korunmasını garantili hale getirmek için Koruma Kurulu’na buranın SİT alanı haline getirilmesi için başvurduk. Koruma Kurulu’da 1999  Temmuz’unda koruyu 1. Derece doğal SİT alanı ilan etti. Ancak SİT alanı ilan edilmesi yetmiyormuş, bunu yaşayarak öğrendik. Koru’ya çeşitli müdahaleler devam etti. Biz de kurumsal olabilmek, kalıcılaşmak ve mücadeleye devam edebilmek için Validebağ Gönüllüleri Derneği’ni kurduk. Çeşitli yasal girişimler için, örneğin dava açabilmek ve süreci takip edebilmek için dernekleştik. Elbette dava açabilmek için mali kaynak gerekiyor bunu dernek olarak yapmak daha kolay. Bizim kısa öykümüz budur ve şu anda 60 kadar üyemiz var.
- Birinci olarak Üsküdar Belediyesi’nin cami yapmak için harekete geçtiği söz konusu parselin hukuksal durumu nedir ve ikinci olarak da Üsküdar Belediyesi’nin bu alana cami yapmak için hukusal dayanağı var mı?
2012 yılı sonunda Çamlıca ve Ata Konakları’nın otopark olarak kullandıkları bir alandı burası. Tapuda bu alan yeşil alan olarak geçiyor. Üsküdar ve Büyükşehir Belediyesi burayı 2012 yılı sonunda yeşil alan statüsünden çıkararak dini tesis alanına çevirdi. Beş dava açıldı. Davaların üçünde bilirkişi “buranın dini tesis alanı olamayacağına” yönelik rapor verdi. Kimse bu raporları ve mahkeme kararını dikkate almadı.
Buna karşılık yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvuruldu ve mahkeme bu başvuruyu kabul ederek bu alanla ilgili bilgilerin kendisine verilmesini istedi. Şu ana kadar mahkemeye bilgi verilip verilmediğini bilmiyorum ama Üsküdar Belediyesi çalışmaları durdurmadı; yani mahkeme kararına uymuyorlar.
ÜSKÜDAR BELEDİYESİ’NİN ŞARK KURNAZLIĞI
Aslında sorun şu; daha önce bu yeşil alan 178 parselin güneyi olarak adlandırılıyordu. Doğal olarak mahkemeye bu bilgiler ışığında başvuruldu. Ama 2013 yılında Üsküdar Belediyesi burayı 197 parsel olarak yeniden adlandırdı. Dolayısıyla karar 178 parselle ilgili alındı. Üsküdar Belediyesi “178 parselin güneyi” denmemiş gibi tamamen teknik bir nedene sığınıyor. Bunlar işin gereksiz ayrıntıları. Mahkeme, kararı söz konusu bu alan için aldı. Bütün Türkiye kamuoyu mahkeme kararında yazılı olan alanla, yeşil alan statüsünden çıkartılan alanın aynı alan olduğu biliyor. Burada başka bir alan yok.
ÜSKÜDAR BELEDİYESİ MAHKEMEYE HAKARET ETMEKTEDİR
Üsküdar Belediyesi şunun kararını vermeli; mahkeme aptal mıdır ki, durup dururken herhangi bir alanla ilgili böyle bir karar versin? Üsküdar Belediyesi mahkemeye hakaret etmektedir.
Validebağ Korusu için şu anda Belediye Başkanı olan Hilmi Türkmen seçim çalışmaları sırasında “çılgın projeleri” olduğundan söz etmişti.
SEKSEN BİN İMZALI BİR KARŞI DURUŞ
Biz buna derhal karşı çıkarak Change Org’da imza kampanyası başlattık ve kendisi seçildikten sonrada aynı söylemle çalışmalara başladığı için 19 Temmuz’da ıslak imza kampanyası başlattık ve toplamda 80 bin imza toplayarak gerekli yerlere bu imzaları ilettik.
Bu arada şöyle bir olumsuz gelişme oldu. Korunun sahibi Milli Emlak Genel Müdürlüğü Validebağ Korusu’nu Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve çoğunluğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olmak üzere paylaştırıldı. İBB’ye ön tahsis yapıldı. Ön tahsisin şartlarından biri de şuydu; iki yıl boyunca çeşitli bakım ve onarım çalışmaları yapılarak burası park haline getirilecekti. 
Bizim asla kabul etmeyeceğimiz budur. Validebağ bir park değildir, park olmayacaktır. Çünkü orası bir korudur; doğal alandır ve koru olarak kalacaktır. İBB ya da taşeronu olarak düşündüğümüz Üsküdar Belediyesi burayı asla park haline getiremeyecektir. Burasının kurumlar arasında bölünmesine de karşıyız. Bir olumsuzluk halinde halk nereye başvuracağını bilmelidir ve korunun bütünlüğü asla değişmemelidir.
PARK İSTEMİYORUZ KORUMUZU İSTİYORUZ!
İBB’nin de Üsküdar Belediyesi’nin de yapacağı hiçbir şey yoktur. İBB ve Milli Eğitim Müdürlüğü arasında 2006 yılında imzalanan bir sözleşme vardı, biz bunu 5 yıllık bir mücadele sonucunda Danıştay’da iptal ettirdik. O protokol nedeniyle ,Üsküdar Belediyesi çok pişkin bir şekilde sanki orada bir temizlik yapacakmış gibi, “biz orada temizlik yapacaktık ama gönüllüler bu protokolü iptal ettirdiler bu nedenle biz hiçbir şey yapamadık” diyor. Bu külliyen yalandır, hiçbir şey yapmadılar. Sadece dolan çöp konteynerlerini zaman zaman boşalttılar. 
Belediyenin yapmaya çalıştığı şey şudur; “bütün güzel şeyleri Üsküdar Belediyesi yaptı ama tüm olumsuzlukların kaynağı ise gönüllülerdir” diyorlar. Bu çirkin davranışlarını aynen kendilerine iade ediyoruz.
Kimsenin onlardan seyir yeri, gözlem kulesi veya gölet gibi abuk sabuk şeyler beklediği yok. Halk Koru’nun koru olarak kalmasını istiyor. Sadece hizmet bekliyoruz. Üsküdar Meydanı’nı her yağan yağmurda su basıyor. Eğer halka hizmet etmek istiyorslarsa denize 10 metre mesafedeki meydanın su ile dolmasını engellesinler; ondan sonra başka yerlere burnunu sokmaya çalışsın Üsküdar belediyesi.
- Yani “Üsküdar Belediyesi önce temel belediyecilik hizmeti versin” diyorsunuz..
Tamamen öyle. Mesele cami yapmak filan değil, Belediye kendisiyle çelişiyor. Üsküdar’da acaba belediye dört tane camiyi neden sattı, bu sorunun yanıtını versinler.
'BİZİM TEK DERDİMİZ VALİDEBAĞ'
- Feral Hanım siz de Validebağ için birkaç yıldır mücadele ediyor ve burada yaşıyorsunuz. Bir gönüllü olarak bu problem çerçevesinde halktan beklentileriniz nelerdir?
Ben doğma büyüme Koşuyolluyum. Validebağ’a çocukluğumuzdan beri gönül verdik. Validebağ’ı bu güne kadar yaşadık, yaşattık ve yaşatmaya da devam edeceğiz. Ben Validebağ Gönüllüleri’ne 1,5 yıl önce katıldım. Bu benim için olmazsa olmazlardan oldu. Ağaçlardan, çiçeklerden , kuşlardan, börtü böcekten aldığım hazzı bu saatten sonra başka bir şeyden alamam. Torunumla devamlı olarak buraya geliyorum. Bakın Validebağ’ın Koşuyolu Kapısı’ndan girip İzciler Kapısı’ndan çıkarsanız bir çok kafeler, yapılar görürüsünüz. Cumartesi ve pazar günleri Huzurevi’nin orada düğünler yapılıyor; bu hem yaşılılarımızı rahatsız ediyor hem de doğal hayatı olumsuz etkiliyor. Bakın 120 çeşit kuşumuz vardı bu koruda şimdi yüz çeşide düştüğü düşünülüyor.Işıklar ve ses onları daha aşağılara itmeye başladı; yaşam alanları daraltıldı.
Burada yapılacağı söylenen çılgın projede Arif Bey’in dediği gibi yürüme alanı boyunca kafeler, seyir terasları ve göletler yapılacakmış. Eğer bu yapılırsa daha önce leyleklerimizin gittiği gibi diğer kuşların ve sincapların da gideceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
- Peki ama nereye kaçacaklar? Burası İstanbul’un ortası ve bu koruluğun etrafı betonarme binalarla dolu... 
İnanın bu kuşlar, Koşuyolu’nda küçücük bahçesi olan bir evimiz var, sanırım oraya gelecekler!
Halktan beklediğimiz şey son derece basit; yeşile ve doğaya duyarlı olsunlar ve bizimle beraber “bu gidişe dur demek için” görev alsınlar. Bu betonlarla dolu yerde evlerinden çıkıp Validebağ Korusu’nda yürürken duyacakları kuş seslerinden alacakları hazzı sanırım başka hiçbir şeyden alamayacaklar.
Bizi korkutan şudur; bu parsele  yapılacak olan inşaat Validebağ’a doğru genişleyecek. Burada yaşayan halkı sessiz tepkilerini gösterecek buraya sahip çıkmaya çağırıyoruz.
İnşaat başladığında o kamyonlar kepçeler dar yolları kullanamayacağı için validebağ Korusu’nu kullanarak buraya ulaşmaya çalışacak.
İmza kampanyası sırasında parkta türbanlı hanımlarla konuştum. Önce bir anlam veremediler ama onlara anlatınca bizi anladılar ve destek için imza verdiler. Bu bir “yeşil” davası ve sonuna değin sizinleyiz” dediler. Bu bizi elbette çok mutlu etti. Ben son olarak “bizim tek derdimiz Validebağ ve Validebağı beraber kurtaralım” diyorum.
'BURADA İŞLENEN BASİT BİR SUÇ DEĞİL'
- Ali Bey, Hem Acıbadem Halk Dayanışması kurucularındansınız hem de yine aynı arkadaşlarınızla kurduğunuz Acıbadem Dayanışma Derneği Başkanısınız. Validebağ Korusu Acıbadem’le Doğu sınırı boyunca komşu ve burada olacak herşey Acıbademlileri de ilgilendiriyor. Bu konuda sizin de görüşlerini alabilir miyiz?
Öncelikle biz Acıbadem Halk Dayanışması’yız. Biliyorsunuz sizinle beraber kurduk ve yine sizin de  bildiğiniz gibi, aynı Validebağ Gönüllüleri gibi her platformda yasal haklarımızı takip ve gerekli her yerde temsil edebilmek için Acıbadem Dayanışma Derneği’ni kurduk. Bizim derneğimiz ulusal kimliğimize saygılı, Cumhuriyet’in değerlerine ve Mustafa Kemal’e inanan arkadaşlarımız tarafından kurulmuştur.
Validebağ bizim de önceliklerimiz içindedir. Bu nedenle Validebağ Gönüllüleri’nin hukuksuzkuklara karşı verdikleri dimdik, kararlı mücadelelerini destekliyoruz. Burada sonuna kadar destek vereceğiz. Burada işlenen basit bir suç değil, cinayettir ve biz buna karşıyız.
Acıbadem Dayanışma Derneği ve Acıbadem Halk Dayanışması olarak sadece bu civarda yaşayan Koşuyolıu, barbaros ve Acıbadem Mahallesi halkını değil, tüm istanbulluları Validebağ Gönlüllülerinin başlattığı bu mücadeleyi desteklemeye çağırıyoruz.
Kimsenin korkmasına gerek yok, bu mücadelemiz hem haklı hem de meşrudur. Mahalle sakinlerimizi, komşuşarımızı buraya kadar gelerek,çadırlarda bu soğukta direnenen gençleri bir bardak sıcak çayla da olsa desteklemeye çağırıyoruz!
Halkı bu projeyle galeyena getirmeye çalışan bir belediye başkanı var. Hilmi Türkmen’in derdi burada aslında cami yapmak filan değil. “Validebağ Projesini nasıl geliştirebilirim ve buradan nasıl rant elde edebilirim” diye düşünüyor.
Kubilay Kızıldenizli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder