2 Ağustos 2012 Perşembe

Hançeri Karnında Saklı*



Sayın Mehmet Faraç 24 Temmuz’ da Aydınlık’ taki köşesinde CHP Kurultay’ını analiz etti. Bu yazının başlığı “CHP örgütlerinin şaşırtıcı mesajı” idi.
“Şaşırtıcı olan” analiz sonuçlarını biz de değerlendirmek isteriz.
1230 delegenin 1081 oyu geçerli sayılmış, 145 oy ise geçersiz. Son iki yılda 5 kurultay yapan bir partinin delegelerinin %11,7’ sinin geçersiz oy kullanıyor olması aslında CHP’nin delegelerinin içinde bulunduğu seviye konusunda bize ilk bilgiyi veriyor.
Sayın Faraç, delegelerin %64’ nün oyunu alan Faik Öztrak ve %48,5 ’inin oyunu alan örgütlenmeden sorumlu olan genel başkan yardımcısı Nihat Matkap’ ın aldığı oyu, “Ben Atatürk ilkelerinin bekçisi değilim” diyebilen Sena Kaleli’ nin aldığı 528 oyu,yani oyların %49’unu, Sezgin Tanrıkulu gibi Habur’ dan giriş yapan PKK’lıların avukatlığını üstlenen ve Sayın Faraç’ ın ifadesiyle “…Stratfor’ la ilişkileri açığa çıkan” birinin 488 oyla geçerli oyların %45’ ini almasını bile CHP’ nin omurgasına sahip çıkan delegelerin başarısı olarak analiz ediyor.
Kısaca devam edelim , Emrahan Halıcı“tekkelerin yeniden açılmasını isteyen Bülent Kuşoğlu”,  Aytun Çıray gibi CHP’ nin temsil ettiği değerleri yıkmaya çalışan isimler delegelerin oylarının %40’ı gibi bir oy alabilmeleri nasıl oluyor da CHP tabanının/delegelerinin partilerine sahip çıktığını gösterir ve merkeze verdikleri “güçlü bir mesaj” olarak yorumlanabilir?
Sayın Faraç’ tan yine öğreniyoruz ki, “Fettullah Gülen bilgedir, saygılarımı iletiyorum” diyebilen Muhammet Çakmak gibi isimler bile 1080 geçerli oyun 313 tanesini alabiliyorsa, bu CHP tabanını temsil eden delegelerin %28,9’ unun Atatürkçü CHP’yle ilgisinin kalmadığını kanıtlar. Siz AKP’nin ana çizgisine karşı çıkan bir adayın, delegelerin %30’ una yakının oyunu alabileceğini düşünebilir misiniz, böyle bir örnek var mı?.
Aklıma bazı sorular takılıyor;
CHP’ de kim, kime karşı muhalefet ediyor?
Kılıçdaroğlu, Sayın Faraç’ ın satır aralarında belirttiği gibi, çevresi CHP’ nin ideolojine karşı olanlarca sarılmış bir Genel Başkan mıdır, yoksa bu grubu çevresinde toplayan ve CHP’yi köklerinden uzaklaştıran biri midir?
CHP’ nin devrimci köklerine karşı savaş açan YCHP içindeki karşı devrimcilerin liderliğini kim üstlenmektedir?
Son iki yıldır yapılan 5 kurultayın sonucuna baktığınızda, CHP içinde mücadele eden Kemalistler mi, yoksa karşı devrimci Amerikancılar mı güç kazanmaktadır?
Bugün AKCHP ve YCHP gibi isimler boşuna mı üretilmiştir? İlki dışarıdan takılan ve diğeri ise bizzat genel başkanı tarafından zikredilen bu isimler, CHP’nin kurumsal olarak yaptığı çalışmalarına uygun değil midir?
Sayın Faraç’ın değerlendirmelerine baktığınızda sınırsız bir iyimserlik görüyorsunuz. Bu sıradan bir delege için normal görülebilir ama Sayın Faraç gibi aydının bu iyimserliğini anlayamıyoruz.
Sayın Faraç, böylesi değerlendirmeler yaparak ,“hançeri karnında saklı” lider kişilere Cumhuriyeti yıkmak için süre tanınmasına neden oluyor .
Sayın Faraç’ın belirttiği oy adetleri, CHP’nin karşı devrimci bir grup tarafından ele geçirildiğinin bir kanıtıdır. ABD destekli böylesi bir operasyon, asla delege hesaplarıyla tersine çevrilemez.
” Türk tarihinin hakkından gelmek gerekir”tespitini yapan bir AB temsilcisi Karen Fog vardı.
Karen Fog’un bu uğursuz hedefini gerçekleştirenlerin bir kısmı bugün YCHP’ nin başındadır ve her kurultayda yerlerini ve saflarınıdaha da sağlamlaştırmaktadırlar.
Devrimci aydınların görevi, konumlarını bu saflaşmaya göre belirlemek ve durulması gereken yerde durmaktır.
Değerli Hasan Yalçın’ın deyişiyle,“doğru imza yanlış yerde durmaz” ve biz de ekleyelim “yanlış yerdeki doğru, zamanla yanlışa dönüşür!
*Bir Urfa Sözü

Kubilay Kızıldenizli
ulusalbakis.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder