1 Ocak 2010 Cuma

Fırtınalı Bir Yıla Girerken..!

Geriye doğru sadece birkaç ay  için olanlara bakalım.
Ergenekon Tertibi,
"Açılım Tartışmaları"
PKK'lıların "kahraman" olarak karşılanmaları,
Habur'da  kurulan seyyar "mahkemeler",
Başbakan'ın büyük patron Obama ile görüşmesi,
İntihar eden askerler,
Devletin kurumları arasında bugüne değin görülmemiş güven kaybı,
Başbakan yardımcısına "suikast" iddiaları,
Yargı kurumlarının üst düzey yöneticilerinin dinlenmesi,
Başsavcı yardımcılarının kendi başsavcılarını dinletmesi...
Lütfen aklınıza gelen diğer olayları siz ekleyin...!
Yukarıda sıraladıklarımız sadece  "görebildiklerimiz" ve ben asıl göremediklerimizin bu fırtınanın içinde asıl rolü oynadığını ve yenilerini hazırlamakta olduklarına inanıyorum.
Hiç bir yıl bir sonraki yıla bu kadar büyük sorunlar devretmedi Türkiye'de.
Ve Türkiye fırtınalarla dolu bir 2010' a adımını attı bu sabah.
Eğer Türkiye sadece bu fırtınayı yaratan dinamiklerle (ABD, Hükümet,Ordu) bu soruna çözüm bulmaya çalışırsa, en geç önümüzdeki bir kaç yıl içinde ulus devltetten üniter yapıya değin her şeyini feda etmek zorunda kalacak.
Çünkü halk olmadan hiçbir güç sonsuza kadar hiçbir şeyi koruyamaz!
Bunlar uzak olasılıklar değil artık, bunu görelim ve buna göre kendi ruhsal durumumuzu ve yer alacağımız pozisyonları ayarlayalım.
Bu fırtınaya müdahale edecek temel güç ise, Tekel iççilerinden başlayarak ülkemizin siyaset sahnesine adımlarını atmaya başladı.
Ve inanın bu fırtınayı melteme çevirecek eşsiz güç ne ordu ne de henüz keşfedilmemiş başka bir dinamiktir.
Halk hareketinin acelesi yoktur, yavaş yavaş "ağır ellerini toprağa basıp doğrulurlar"
Bu ülkenin asıl sahipleri "kaybettikleri" her  kazanımlarının ellerinden kayıp gittiğini gördükçe, dev bir dalga kütlesinin okyanusun ortasından kıyılara ulaşması gibi yavaş hareketlerle hızlanarak gelip ulaşacak ülkesinin kıyısına.
Siz tusunamiyi durdurabilecek bir gücün varlığına inanıyor musunuz?
Var mıdır böyle bir güç?
Ben, yılbaşını aileleriyle geçirmek yerine, ülkelerine sahip çıkmak için Ankara'da haklarını arayan Tekel işçilerinin yılbaşlarını içtenlik ve saygıyla kutluyorum. Çünkü bana göre sadece onlar böyle bir kutlamayı hakediyorlar.
Ve işte "fırtınalı bir döneme girerken"  ülkemizin güvenebileceği tek ve eşsiz güç budur!
ABD ve diğerleri acaba bu seçeneği hiç planlarına dahil ediyorlar mı?
Eğer planlarına böyle bir gücün varlığını dahil ederlerse, bu sadece Türkiyemiz için değil, kendileri için de yararlı olacaktır!

4 yorum:

  1. Tekel işçilerini selamlıyor ve destekliyoruz.

    Yorum formatı güzel olmuş:)

    Sevgilerrr

    YanıtlaSil
  2. Yorum formatı konusundaki uyarın için teşekkür ederim.
    Sevgiler ve iyi yıllar.

    YanıtlaSil
  3. Yorum formatı konusundaki uyarın için teşekkür ederim.
    Sevgiler ve iyi yıllar.

    YanıtlaSil
  4. Mustafa Çapanoğlu dedi ki;
    Ülkemizde yıllar önce yazılmış bir senaryo sahnede oynanıyor. Bizim de sadece birer seyirci olmamız isteniyor.
    Tekel İşçilerinin onurlu duruşu bizi yeniden kendimize getirmeli.
    Tek çıkar yolumuz "DUR" demek.....

    YanıtlaSil