1 Ekim 2012 Pazartesi

Kürdistan: Mandacı Birleşik Devletleri


Mustafa Sarıgül'ün "Türkiye Değişim Hareketi"nin Genel Sekreteri Hasan Aydın "Türkiye Birleşik Devletleri neden olmasın?" demiş.
Sabah Gazetesi'nden Mahmut Övür'ün köşesinden aktardığına göre, Hasan Aydın bu görüşünü "Amerika'nın Birleşik Devletleri oluyorsa (ABD) Türkiye Birleşik Devletleri de olur. Avrupa Birliği (AB) devleti oluyorsa Türkiye Birliği Devleti de olur. Bal gibi olur. Federal Almanya oluyorsa, Federal Türkiye de olur." diye temellendirmeye çalışmış.
Müthiş bir zeka, müthiş bir tarihsel birikim, Kürt sorunu açısından benzersiz bir çözüm önerisiyle karşı karşıyayız!
İnsan kendi kendine sormadan edemiyor, "neden böylesi bir çözümü yapmadım?", "Neden bizim aklımıza PKK'nın ayrılıkçı talebini haklı çıkarmak için,Amerika Birleşik Devletleri oluyor da Türkiye Birleşik Devletleri olmuyor" sorusu aklımıza gelmedi.
Gelmez tabii...
Birazcık tarih bilgisi olanların aklına elbette böylesi bir öneri gelmez!
"Parçadan Bütüne"; ABD, Kanada, İspanya ve Almanya'nın Devletleşme Serüveni
İsterseniz ABD'nin kuruluş sürecine kısaca bir bakalım;
Biliyorsunuz, Amerika Kıtası 1492'de Avrupalılar tarafından keşfedildi. Ispanyollar,Fransızlar, Portekizliler ve İngilizler yerli halkı katlederek zorla ellerinden topraklarını alarak toprak sahibi oldular.Bu süreç özellikle İngiltere tarafından örgütlenerek Avrupa'dan Amerika'ya kitlesel göçler sağlandı.
Bu göçler sonucunda on üç ayrı koloni oluştu. Bu koloniler ilerleyen yıllarda kurulacak olan ABD'nin ilk eyalet devletleridir ve ABD'yi bu koloniler kurmuştur..
Bu koloniler, alt ve üst meclisli iki sistem tarafından yönetilmekteydiler. Alt Meclis üyeleri toprak sahipleri tarafından seçilirken, Üst Meclis üyeleri ise İngiliz Devleti tarafından seçiliyordu.
İngilizlerin kendi mali gereksinimlerini gidermek için bu kolonilere yüksek vergi koymaya başlamasıyla birlikte bu vergileri kabul edilemez bulan toprak sahipleri zaten yükselen bağımsızlık istekleriyle birlikte birleşerek İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı başlattılar.
Bağımsızlık savaş altı yıl sürdü.
George Washington komutasındaki "koloni güçleri" İngiltere'yi yendi ve İngilizler 1783 yılında Paris Antlaşması ile 13 koloninin bağımsızlığını kabul etmiştir.
İşte ABD, zaten birbirinden bağımsız olan bu 13 koloninin birleşerek(federasyonlaşarak) 1789'da Anayasanın yazılmasıyla oluşturulan bir ulus devlettir.
Yani Amerika Birleşik Devletleri zaten temelinde İngilizlerin, Portekizlilerin, Fransızların,İspanyolların, daha sonra Latin Amerikalıların da katılarak kurduğu, daha önce ayrı yaşayan, farklı "devletçiklerin" bir araya gelerek ortak düşman sömürgeci İngiltere'ye karşı savaşla kurulan bir devlettir.
Önce şunu bilelim; ABD parçadan bütüne doğru ilerleyen kanlı bir serüvenin sonucunda kurulmuştur bu biiiir!
Almanya Federal Cumhuriyeti ise İkinci Dünya Savaşı sonrasında galip devletler olan ABD, İngiltere ve Fransa tarafından kurulmuş bir devlettir. Almanya, Nazi almanyası hariç, bu tarihe değin asla güçlü bir merkezi devlet tarafından yönetilmeyen 11 eyalete ayrılmıştır ve bu eyaletler Almanya'nın tüm tarihi boyunca vardır.Doğu-Batı birleşmesinden sonra bu eyaletler 16'ya çıkmış ve üç işgal gücünün rengi, eyaletlerin Anayaslarına işlemiştir. Federal yapı Anayasal bir kurumdur veasla kaldırılamazlar.
Federal Almanya Cumhuriyeti tarihsel nedenler ve gerçekler nedeniyle aynı ABD gibi, parçadan bütüne doğru giderek kurulmuştur, bu ikiiii....
1978 Anayasası İspanya'nın 17 Eyalet ve iki özerk şehrin bileşimden oluştuğunu tanımlamıştır.
Bu bütünün tüm parçaları zaten tarihsel olarak var olan parçaların bütünü oluşturmasına hizmet etmiştir.Bu üüüüüç!
DilKullanım %Konuşulan yerler
İspanyolca%99Tüm ülke
Katalanca%10Katalonya, Balearic adaları, Valencia
Baskça%6Bask ve Navarra'nın bazı bölgeleri
Tüm İspanya'da resmi olan tek dil İspanyolcadır ve diğer diller sadece yukarıda belirtilen bölgelerde günlük yaşamda kullanılır. Eğitim, Hukuk ve Bilim dili İspanyolcadır.
Hele AB örneğinin elle tutulur bir yanı yoktur. AB'nin büyük devletleri İngiltere, Fransa ve Almanya Dünya'nın en sağlam ulus devletleridir.Kendi ülkelerine karşı bir tehditin oluştuğu koşullarda refleksleri bellidir.Üstelik daha şimdiden gevşek yapısı nedeniyle dağılmaya yüz tutmuş ve çevre ülkeleri derin ekonomik çıkmazların içindedir(İspanya, Yunanistan).
Türkiye'nin Devletleşme Serüveni; "Bütünden Bütüne"
Türkiye'nin kuruluş süreci bellidir. Bu topraklara yaşayan insanlar, sadece Osmanlı'dan tarihi başlatacak olsak bile, 600 yıldır aynı devlet çatısı altında yaşamışlardır.Aynı topraklarda ise bin yıldan fazla. Osmanlı, Sevr nedeniyle Emperyalizm tarafından "bütünden parçalara" ayrılma süreci içine itilmiştir. Bu sürece direnen ve birlikte yaşama iradesi gösteren Kürtler ve Türkler emperyalizmi alt ederek, parçalanmayı durdurmuş ve bu coğrafyanın en uygar ülkesini kurmuşlardır.Bu coğrafyada insanlar hiçbir zaman eyaletler veya aynı devlet altında farklı özerk bölgelerde yaşamamışlardır.Türkler ve Kürtler tasada ve kıvançta ortak bir yaşamı sürme konusunda dünyanın birçok milletlerinden daha birikimli ve deneyimlidir.
Türkiye'de federasyonlaşmaya gitmek, Emperyalizmin çıkarları için ,90 yıl önce olduğu gibi, bütünü parçalayarak tarihin akışını tersine çevirme girişiminden başka bir şey değildir.
Hasan Aydın gibilerin önerilerinin sonucunda, ülkemizde Türkiye Birleşik Devletleri değil ancak ve ancak Mandacı Birleşik Devletleri kurulabilir.
Hasan Aydın'ın Milliliği
Hasan Aydın yeni bir Misak-ı Milli tanımı yapıyor.Bu sınırsızlığın sınırıdır, yani girelim derken bizim tarafımıza girilen sınırları tanımlıyor. Tam da 900 Km'lik Güney sınırlarımızın silindiği bu günlerde, beyefendinin önerisi çok anlamlıdır.
Emperyalizmin parçalama tehditiyle saldırdğı coğrafyamızda Hasan Aydın tarafından yapılan bu öneri, ne kadar "iyi niyetli " olursa olsun, ABD'nin ülkemizde yarattığı bölünme atmosferine yardımcı olmaktan öte bir anlam taşımaz.
Misak-Milli ile tanımlanan toprak parçası, emperyalizme karşı başkaldıran ve savaşarak egemenliği altına aldığı Anadolu insanlarının yaşadığı topraklardır. Irak, Suriye ve Türkiye'de yaşayan ve aynı etnik topluluk içinde yer alan Kürtlerin kader birliği, bu önemli seçimle birbirinden ayrılmıştır.
Bu nedenle, "Gürcüler madem kardeşimiz, onların Gürcistan'da yaşayan kandaşlarında kardeşimizdir" veya "Kürtler madem kardeşimiz ve onların Suriye ve Irak'ta yaşayan kandaşları da kardeşimizdir" diyemeyiz. Bunu elbette insani açısından söyleyebiliriiz ama bunu Millet kavramı açısından yapamayız.
Milletler kan bağı veya ırk temelinde olan birlikler değil ama siyasi birliklerdir. Yani millet, aynı hedefe koşan ve aynı ulusal pazar içinde örgütlenmiş siyasi oluşumlardır. Bu nedenle aynı ulusal pazar içinde, aynı amaca yönelmiş insanlar arasında en son ortak payda ırksal akrabalıklardır. "Ulusal Pazar ", milletin var eden ekonomik temeldir ve ulusal pazarın dağıldığı koşullarda Millet de ortadan kaybolur.
Hasan Aydın farkında değil ama bu önerisiyle ulusal pazarı da ortadan kaldırmaktadır.
ABD'yi,İspanya'yı, Almanya'yı ve ABD'yle aşağı yukarı aynı süreçte ve koşullarda kurulmuş Kanada'yı ırk temelinde birleştirmeniz mümkün mü? Elbette değil. Bu ülkelerin insanları olan Milletler, onlarca farklı ırkı Millet kavramıyla birleştirmiş siyasi birliklerdir.
Millet Ne Zaman Yok Olur?
Elbette emperyalizmin baskısının ve tehditinin olmadığı koşullarda sınırların da anlamı kalmayacaktır. İnsanlar böylesi özgür ve barıçı koşullarda daha çok bir araya gelecektir.
Bu aynı zamanda Milletin de tarih sahnesinden görevini tamamlayarak ayrılacağı zamanları işaret eder.
Emperyalizm var olduğu sürece milletler de var olacaktır. Tersini de söyleyebiliriz,"emperyalizmin yok olması Milletlerin de yok olması için gerekli koşulları sağlayacaktır..
Mustafa Sarıgül Büyük Efendi'ye Hizmet İçin Aday mı Olmak İstiyor?
Göreceksiniz sağdan ve soldan daha ne cevherler çıkıp bu ne öneriler yapacak.
ABD'ye dayanarak parlayıp iktidar hedefinde olan kuvvetler, yıpranmış ve güç kaybetmekte olan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine geçmek için, babalarının malı gibi memleket toprağını ve halkı silikleştirip köleleştirmeye aday olmaya daha çok istekli olmak zorundadırlar.
AKP kolayı mı başardı sanıyorsunuz?
Türkiye tarihine bakın, Vahdettin'den bu yana emperyalizmle emir komuta zinciri altında hevesle ve kusursuzca çalışan kaç tane yönetim var?
Ancak unutulmasın, vatan hainliğine giden yol Milletin döşediği cehennem taşlarıyla doludur!
Kubilay Kızıldenizli
Kemalistler.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder