6 Ekim 2010 Çarşamba

Utanç ve Gurur



16 Mart 1920
6 Ekim 1922

Biri utancın diğeri ise gururun tarihidir.


Tarihler ve nesneler birbirine benzemezler. 
Tarihleri anlamlandıran, onu değerli kılan o süreçte yaşananlardır ama nesneleri değerli kılan insanın o esneye atfettiği değerdir. 
Bu yüzden nesnelerin değeri değişkenken tarihsel süreçler ilgili dönemin içinde yerlerini değişmeden alırlar.

16 Mart 1920' de İstanbul İngilizler tarafında işgal edildiği için utanç tarihidir.

Nazım Hikmet o günü ve geceyi Kuvayi Milliye Destanı' nda  Manastırlı Hamdi Efendi' den başlayarak çok güzel anlatır.
Ama daha çok aynı tarihin gecesinde Şehzadebaşı Karargahı' nda uyumaktayken süngülenerek şehit edilen askerleri.

"Üçümüzü uykuda kesti kâfir, 
kurşuna dizdi ikimizi.
Şimdi üçümüz :
Abdullah ve Osman ve Abdülkadir,
taşları yan yana yatar Eyüp'te.
Arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki maşrıkta, belki mağripte,
biz de bilemeyiz yerini. "


Ben kendi ülkesinin başkentinde katledilen bu askerler için ağlamadım ama başkentinde askerleri öldürülen bu ülke için ağladım.
***
Geçen hafta trafiğin çok sıkışık olduğu bir gün Haliç civarında E-5 karayolundan sapıverdim Edirnekapı Şehitliğine.
Şehitlikte 16 Mart 1920 isimli bir cadde...
"Nereden anımsıyorum bu tarihi?" diye düşünürken , Abdullah, Osman ve Abdulkadir' in mezarlarını gördüm.
Mezartaşlarını okudum, yanda görebilirsiniz.

Ve onda hissettiğim tek şey, uzun yıllardır özlemle görmeyi beklediğiniz dostlarınızla aniden karşılaşmak gibiydi.
Oradaydılar işte ! Abdülkadir, Osman ve Abdullah Çavuş.

Mezar taşlarını sevdim, yanlarında oturdum, yüz sürdüm, teşekkür ettim.

Bu yüzden 16 Mart 1920 tarihi Türk tarihinin utanç günüdür ve bu güzel çocuklar da bu  utancın şehitleridir.

Bugün 6 Ekim 2010.

87 yıl önce Mustafa Kemal' in bağımsızlık mücadelemizin yenilmez ordusunun İstanbul'a giriş tarihinin yıl dönümüdür.

Geldikleri gibi 55 parça gemi ve kanlı topları ve çizmeleriyle emperyalistler ülkemizin topraklarından bu ülkenin yeni bayrağını Dolmabahçe Rıhtımı' ndan selamlayarak gittiler, defolup gittiler!

Gurur tarihlerine sahip olabilmeniz için bazen utanç tarihleri de gerekir:


Bir başka deyişle her utancı bir gurur fırsatı  bekler.

Bugün de aynı utancı yaşıyoruz ve tarih bize diyor ki "yeni bir gurur tarihi için mücadele edeceksin yoksa utancın için ölüp gidersin!

Bu bir varlık yokluk sorunudur aynı 90 yıl önce olduğu gibi.

Mesele yine bu duruma vatanseverlerin yanıtının ne olacağında düğümlenmektedir!

.

4 yorum:

  1. Ben bu düğüm içinde boğum boğum olmaya hazırım.

    YanıtlaSil
  2. Vatanseverlerin yanıtı, vatanseverlerin yanıtı...
    Teşekkürler, selamlar

    YanıtlaSil
  3. Vatanseverlerin yanıtı "Diriliş" ve "Kurtuluş".Bugün utanabiliyorsak gurur yakındır ....

    YanıtlaSil
  4. Bir anket düzenledim blogumda. Katkılarınızı bekliyorum. Saygılarımla...

    YanıtlaSil