Kayıtlar

KÂR MAKSİMİZASYONU SÜRDÜREBİLİRLİĞİN NERESİNDE?

Resim
Linked-in’de veya herhangi bir sosyal mecrada hepimiz şirketlerin propogandası altında kalıyoruz. Linked-in sadece, işgücü arzı ve işgücü talebi sunmanın dışında eminim ki asıl bu işleviyle sisteme hizmet ediyor. Sadece bu mecrada mı propoganda altında kalıyoruz? Elbette değil! Ürün ambalajlarının üzerinde, şirket içi eğitimlerde, sözde "sürdürülebilir bir dünya" hedefi içinde kurulan hatıra ormancıkları ve "daha az karbon ayak izi" propogandasında, dönüştürülebilir malzeme kullanımı gibi propoganda kokan "bilgilendirmelerde" hep bunlar var. Bunların hepsi doğaya ve insana karşı kapitalizmin şirketler aracılığıyla yürüttüğü daha çok kâr amaçlı talanın örtüsü işlevi görüyor Herhangi bir   şirketin, hangi faaliyetine bakarsak bakalım dünyamızı bir foseptik çukuruna dönüştürdükleri gerçeğinin üzerine örtme faaliyetleriyle karşı karşıya kalırız. Örneğin ambalajlarda kullanılan "dönüştürülebilir" malzemeyi yeniden üretecek tesisler bırakalım ülkemizde...

Zeytinin Ekolojik İstekleri 1 Zeytinin ekolojik istekleri.. Seveni çok olan zeytinin sevdikleri

Resim

KOCAARAP ZEYBEĞİTürkiye'mizin bu verimli toprakları üzerinde sadece tarım yapılmaz, zeybek de oynanır. Batı Anadolu'nun güzel halkının, yiğitlerinin oyunudur zeybek. Aslına sadık kalarak dizlerimizin yettiğince oynadık. Aydın Kocaarap Zeybeği.. İyi seyirler

Resim

TOPRAK-ORGANİK MADDE-KATYON KAPASİTESİ

Resim

Bitkiler Bizden Neler Ister?

Resim

Rehberimiz bilim...

Resim

Aydınlık Söyleşileri

Resim
Eski Sermaye Piyasası Kurulu(SPK) Başkanı Prof. Dr. Doğan Cansızlar’la Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı “Yapısal Dönüşüm Programı’nı” konuştuk. Programın yeni birşey olmadığını vurgulayan Cansızoğlu,  Cumhuriyet tarihinin ekonomide en büyük yapısal reformunun Atatürk döneminde İzmir İktisat Kongresi’yle başladığını belirterek, parasal bollaşmayla başlayan süreçte reel(üretim) sektörle finans sektörü arasındaki bağın koptuğunu belirtiyor. - Davutoğlu’nun açıkladığı “Yapısal Dönüşüm Programı” hakkında ne düşünüyorsunuz? Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı paket yeni bir paket değil. “Cumhuriyet tarihinin en önemli yapısal dönüşüm paketi” deniyor, aslında hiç alakası yok. Cumhuriyet tarihimizin en önemli yapısal reformunu biliyorsunuz Atatürk, Cumhuriyet kurulduktan sonra, İzmir İktisat Kongresi’nden itibaren yapmıştır.  Burada açıklanan program aslında 2012 Şubat’ında açıklanan 10. Kalkınma Programı’nın aynısı; değişen bir şey yok. İkincisi ise temenniler bütünü olan bir p...

920'nin 16 Mart'ı...

Resim
“920’nin 16 Martı” diye başlar Nazım Hikmet’in ünlü dizeleri.  Kubilay Kızıldenizli Teori Dergisi Yazı Kurulu Üyesi İşgalci İngiliz askerleri, 16 Mart 1020 sabahı Veznecilerdeki Karakolu sabah 05:45 dolaylarında basar, uykudaki askerleri katleder. Çatışma sonucunda iki İngiliz askeri de öldürülür.  Bu şehitlerimiz,Türkiye’nin verdiği ilk şehitler değildir kuşkusuz ama yabancı bir işgal kuvvetinin bizzat rol alması açısından, üstelik İstanbul’da, devletin yönetim merkezi olan Topkapı ve Dolmabahçe gibi saraylara birkaç km uzaklıktaki bir askeri karakolda, ilk kez Türkiye’nin askerleri katledilmiştir. Böyle bir şey olur mu? Yabancı bir devlet kuvveti, egemen bir ülkenin askeri merkezini basar ve uykudaki askerlerini katleder mi? Yanıtını yukarıda zaten okudunuz. Emperyalistlerden iyi niyet ve nezaket beklemek, şartların eşit olmadığı koşullarda “karşılıklı çıkar” gereği aynı yatakta uyuma isteği, ancak cariye- kral ilişkisi temelinde mümkündür. Karşılığında en fazla birkaç tane ...

Bir Hayatın Özeti ya da Yeşil Mavi Hayat

Resim
 Yeşil  Mavi  Hayat  Yeşil Mavi Hayat  çok sıradan gibi görünen bir başlık gibi duruyor ama öyle değil. Daha ilk satırından "Son Söz" üne kadar, her türlü insan eli tahribatına rağmen, doğanın ve yazarın olanca enerjisini ve yazarın yaşam derslerini, sade ama enerjik cümlelerle aktaran bir kitaptan bahsetmek istiyorum.  Yeşil  Mavi  Hayat yada elli yaşa bir hediye. Yazar   "yaşamın kalan kısmını nasıl yaşayacağını" bilinçli bir tercihle ama inançla değil, kütüphanede asılı duran hareketsiz bir bilgi ile de değil de "harekete geçmiş, yani bilince dönüşmüş bir bilgi" eşliğinde karar vermiş. "Mutluluk nedir, haz nedir", "haza dayalı anı yaşamakla tüm yaşama dağılan içselleşmiş mutluluk mu bizi mutlu eder", "hayvanların duyguları var mı yoksa onlar acıları ve duyguları olmayan canlı makinalar mıdır", " büyüyerek gelen iklim krizi nasl çözülür" ve daha bir çok soruya, doğayı, doğanın herbir parçasını, insanı, hayvanı, d...

Annem 23 Nisan'lıdır, Çocuklara Nişanlıdır

Resim
  Annem 23 Nisan'lıdır, Çocuklara Nişanlıdır Resmi belgelere dayalı doğru bir doğum kaydı yok. Çünkü o bile mahkeme kararıyla tahrip edilmiştir.  Ayrıca “doğduğu gün hangi gündür” bilen biri bile yok  ki buna babası da dahildir.  "Nisan ayında doğdun" demişler, o da öyle bilmiş.  Hayatı 1 Nisan şakası gibi, ancak eğlenceli bir şaka değil. Doğduğu ailesi için gerçekte hiç var olmamıştır. Çünkü var olmak sevgi görmektir. Daha neredeyse paytak paytak yürürken mavi gözlü annesini kaybeder. Zaten hafızasında parlak bir hüzün gibidir Fethiye annesinin yüzü. Fethiye Hanımın var olduğu zaman dilimi hafızasında hüzünlü bir mutluluktur ve çok uzunca bir süre böylesi bir mutluluğu hiç yakalayamamıştır. Babasının aklında ise daha annesinin toprağa verildiği gün yeniden evlenmek vardır. Kız kardeşi Sultan Hanıma sorar “şu kadın benimle evlenir mi?” Sultan Hanım sadece onu paylamakla yetinir çünkü mezarlıktan daha yeni eve dönülmüştür. Ancak Mehmet Efendi yine de hı...

Değişen Dengeler ve Bize Çıkan Dersler

Resim
Bölgemiz ve Dünyamız Kubilay Kızıldenizli Teori Yazı Kurulu Üyesi Aslında bu kısa yazımızın başlığı Teori Dergisi’nin Ocak 2019 tarihli 348. Sayısı’nın kapak dosyasının adından esinlenerek yazıldı. Teori Dergisi’nin söz konusu dosyası “Bölgemiz ve Dünya” adını taşıyor ve özellikle ülkemizin içinde yer aldı yakın tüm kara ve sularındaki, Hazar Denizi, Karadeniz ve Akdeniz’in son 15-20 yıl içinde değişen politik ve stratejik konumunuyla birlikte Türkiye’nin yapması gerekenlerini özetleyen analizlerle dolu makaleler içeriyor. Bu haliyle Aydınlık okurlarına Teori Dergisi’nin bu sayısını okumalarını, tartışmalarını ve katkılarını beklediğimizi önemle vurgulamak istiyoruz. Altını çizmek istediğimiz makaleleri yazımızın sonuna bırakarak bölgemizde ve dünyamızda değişen dengelerin bize çıkardığı ödevlere öncelikle vurgu yapmak isteriz. Değişen Stratejik Hasımlık Elbette söz konusu harmanlanma ülkelerin birbirleriyle barış ve dostluk temelinde karılması anlamına gelmiyor. Ülkele...

Yapay Zeka sınıfları ortadan kaldırır mı?

Resim
Teori dergisi ‘Yapay Zekâ sınıfsız toplumun habercisi' gibi ilginç gelebilecek tezler ortaya atıyor. Konuya vakıf oldukça bu önemli tezin elbette insanın siyasi müdahalesiyle etekemiğe bürünebileceğini anlıyorsunuz. Dilediğimiz gibi kullanabileceğimiz ve günün geniş dilimine yayılabilecek bir “boş” zamana sahip olmak mümkün mü? Bu sorunun yanıtı kesinlikle “evet” tir. Elbette günümüzde bile hepimiz belli oranlarda “boş” zamana sahibiz ancak söz konusu olan, çalışma saatleri dışında kalan “boş” zaman değil, üretime doğrudan katılmadan veya birkaç saatlik gönüllü katılımlar dışında neredeyse günümüzün uyku dışında kalan tüm zamanı istediğimiz gibi değerlendirebileceğimiz özgür bir zamandır. Acaba böyle bir hayata sahip olabilir miyiz? BOŞ ZAMAN MI ÖZGÜR ZAMAN MI? Ne yazık ki güzel Türkçemize “boş zaman” kavramı yanlış girmiştir. Bu kavramın esası “özgür zaman”dır. Zorunlu çalışma saatleri dışında kalan özgürleşmiş zaman da diyebilirsiniz. Tanımın esası zorunlu çalışma saat...