Kayıtlar

Karga Şahap'la Söyleşiler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şahap ve Leyla

Resim
Herhangi iki isim sandınız değil mi Şahap ve Leyla'yı? Değil! Veya Irak veya Filistin' de Amerikan veya İsrail ateşi altında öldürülmüş iki çocuk veya iki aşık mesela... Vallahi değil! Şahap ve Leyla bizim beş yıllık komşularımız. Mevsimlik komşularımız. Şimdi elbete yazlık ev komşumuz sandınız büyük olasılıkla ama  değil. Şahap ve Leyla bizim güzel İstanbul' da, Acıbadem' deki evimizin komşuları ama aynı apartmanda bile oturmuyoruz. Onlar balkonumuza beş metre uzaktaki gösterişli bir evde oturuyorlar. Gösterişli kocaaamaaan bir "iğne yapraklı çam ağacında"... *** Her yıl baharla birlikte yuvalarını yeniden yapan karga dostlarımız onlar. Aslında benim arkadaşım Şahap'tır ve onunla çok derin muhabbetlerimiz olmuştur, Türkiye'mizin geleceği konusunda, kubilaykizildenizli.blogspot.com adresinde "Karga Şahap'la Söyleşiler" başlığı altında yayınlamıştım. Ama bu kez sohbet falan değil, bizzat Şahap ve Leyla'yı yazacağım. *** ...

Karga Şahap Geldi!

Resim
Ve dedi ki! "İşiniz Zor!" "Hayrola, ne oldu ki?" dedim... Daha ne olsun ki, katillerin kahraman gibi karşılandığı, Kahraman annelerinin üzüldüğü, Mecliste ülkenizin bayrağını açanların gözaltına alındığı, Memurun amirini dinlettiği, Yargı kurumlarınızın yürütme yöneticileri tarafından "teknik takibe alındığı ve yargı bağımsızlığının kalmadığı" Başbakanınızın sanki "yabancı" bir ülkedeymiş gibi "ülkenin her yerinde milletvekilimiz var" diyerek övündüğü, Ülkenizin bir bölümünde "Belediyeler Birliği" kurularak, fiilen devlet içinde bölenlerin örgütlendiği, ........... Dedi işte, daha bir çok şey daha dedi... Arkadaşlıktan dostluktan da konuştuk elbet ve bu bizim ortak paydamız zaten... Ve dedim ki ben de yanıt olarak; Bak Şahap Karga dostum, Haklısın kardeşim benim, şu anda en az yüz yaşındasın ve bizim 1915-1923 yıllarını gayet iyi bilirsin. Ama istanbul'dan hiiiç çıkmadıyssan o başka! Ama en azından Boğaz'daki ve Mar...

Karga Şhap'la Söyleşiler-10-

Can Suyu Şahap'ım geldi ve dedi ki bana dedi ki, Bugün "Çim" ektim, Ege'nin kucağına ... Ve sabah erkenden ilk "can suyunu" vereceğim onların.. Can Suyu'nu ha !... dedi... Benim ülkem; Sahip olduğum tek şey... Can Suyum... Hani acemi paraşütçülerin "Can İpi" gibi; mutluyum! Aaahhh dedi ! "Toroslar , Toros Dağları..." "Toroslar , Toros Dağları..." Bir de Anadolu... Ülkem! dedi, bana ... Ve gitti... Yönünü ise bir tek kendi biliyor ve ben! Anadolu Şahap'ı aynı Şahan gibi.... Gitti!

Hükümet Gibi kadın

Resim
Leyla geldi leyla... Ay bir güzel bir süslü görmelisiniz. Kırmızı hoş bir Karga kızı bu Leyla... Hani benim uzun süredir ortalıklarda görünmeyen karga dostum Şahap var ya...İşte Şahap'ın eşi bu Leyla... Ben ömrümde çok kadın gördüm ama böylesine Hükümet gibi olanını görmedim. Peh peh peh! Hükümet gibi kadın Leyla valla! Şahap'ın UAE'de ne işi varmış Küresel ısınma onun neyineymiş, Daha bu yıl yumurta bile yapamamışmış, Şahap yaban ellerde sürtüyormuş, "Kargada!" biraz sorumluluk olmalıymış Bıkmış martılarla tek başına uğraşmaktanmış... Mış mış da mış mış, mış mış da mış mış... Bir de orada bizim kuzene uğradığını onunla muhabbet ettiğini söyledi durdu. "Bir de" dedi "Facebook'ta sayfa açmış kendine" dedi.. "Ne var bunda küreselleşiyor Şahap" dedim. "Bana küreselleşme deme, gıcık oluyorum bu lafa" dedi..."Senin küreselleşme dediğin şey bize okul, yemek, hastane, yuva ve barış getiriyor mu, var mı böyle bir iddiası?...

Karga Şahap Dostum Geldi.(10)

Resim
"Geldim geldim!" Hoş geldin Şahap! Geldiğini biliyordum, okudum maceralarını ama bana gelmekte geciktin" Valla çocuk çoluk işte, bir de benim hatun Leyla'yı özlemişim biraz ailecek zaman geçirdik" Nasıldı "Küresel Isınma Konferansı", aradığını buldun mu?" Bir de dünyanın en sıcak ülkelerinin birinde... Vallahi haklısın Kubilay, o ne sıcak öyle! Biliyorsun ben İstanbulluyum; perişan oldum. Bir de tüyümü kaybettim, hem de kuyruk tüyümü... Senin kuzenin Gülteinen'in bahçesine düşmüş yahu! Nasıldı benim kuzenim? Derin sohbetlere dalmışsınız. Seni ikna etmiş bir sürü şeye. Yahu Şahap orada pek çekingen görünüyordun "ehhmm, kem küm" falan. Senin efeliğin bana mıydı? Almış senin boyunun ölçüsünü benim kuzenim. http://sillybebek.blogspot.com/ . Abi vallahi öyle! "Hükümet gibi Kadın" be yahu! Sen eğer onun annesi halamı tanısaydın, niye "Hükümet Gibi Kadın" olduğunu anlardın. Adanalı oğlum o, hem de hasından" Böyle ...

Mayınlar Neden Döşendi....

Resim
Karga Şahap' la Söyleşiler-9- "Mayın deyip geçmeyin!Ulus devletin temeliydi onlar döşendiği yıllarda.Bazı bilgiler vermeye çalışacağım" dedi Şahap dostum. "Dur Şahap, yarın önemli işlerim var, ciddi şeyler konuşmayalım, dinlenelim" dediysem de bir yandan da ilgimi çekti söyledikleri. "Kısa ise anlat!" dedim. Başladı anlatmaya: "Bak dostum, ulus dediğin şey, ulusal pazar yaratmakla oluşur. Eğer ulusal, yani milli bir pazarınız yoksa, ulus da yoktur!!!" "Anlamadım!!!" "Bu matematik gibidir;nettir. F eodal dönemin temeli ne biliyor musun? Toprak Mülkiyet Sistemi, Bey ve köylülüktür. Bu sistemin üyesi köylülük "tebaa" dır, feodal beyin üretim ilişkisi içinde tanımlanır ve feodal beye öncelikle bağlıdır; özgür bir yurttaş olarak devlete bağlı değildir" "Yani?" "Yanisi şu; devlete değil ama beye bağlı kişi özgür değildir ve iş gücünü serbestçe satamaz.Ya bağlı olduğu aşiretin reisinin toprağında çalı...

Aaaaaah Kardelenler aaaaahhhh!

Resim
Türkan Saylan'ın veda törenine gittim. Bekledim Teşviki'ye Camii'nin girişinde bir saat kadar onun gelmesini. Onu karşılayan "ordunun" içindeydim. Hayatım boyunca bir çok törene, mitinge ve yürüyüşe katıldım ben. Daha 16 yaşında "Amerikan "U2 Uçaklarına ve Rusya'ya teslimiyete Hayır" yürüyüşüne katıldım. Tarsus'tan Mersin'e tam 30 km yürüdüm. 1 Mayıs miting ve yürüyüşleri, öldürülen arkadaşlarımın törenleri, üniversitede öğrenci derneğinin başkanıyken düzenlediğimiz yürüyüşler ve elbette 2006 yılındaki İstanbul'da düzenlenen Çağlayan'daki Cumhuriyet mitingi... Ben gençlik dönemlerimden farklı olarak, son derece kararlı, sakin ve vakur katılımcılar görüyorum bu toplantı ve gösterilerde. Gençlik dönemimdeki mitinglerden en önemli ayrım işte budur, Üstelik heyecan ve adanmışlık hiç eksik değil. Üstelik pırıl pırıl genç kızlar, yaşlılar, orta yaşlılar, çocuklar var artık mitinglerde annelerinin ellerinden tutan. Bugün " Musta...

Karga Şahap'la Söyleşiler-8-

Resim
TANDOĞAN MİTİNGİ Uyandığımda Oğlum Mehmet, "Baba, sohbet ettiğin Karga varya, hani Şahap o geldi sabah erkenden" dedi... Cama tık-tık gagasıyla vurmuş ve "Mehmet'ciğim Kubilay nerede?" diye sormuş. "Uyuyor " demiş Mehmet ve uyuyor cevabını duyunca sinirlenip gitmiş. Daha sonra akşama doğru geldi yeniden, bir hayli yorgun ve üzgündü. "Neredeydin Şahap? Sabah gelmişsin ve benim uyuduğumu öğrenince sinirlenip gitmişsin" dedim. "Amaaan siz zaten hep uyuyorsunuz, lafa gelince mangada kül bırakmıyorsunuz ama iş eyleme gelince donmuş gibisiniz, uyuşuksunuz, ölüsünüz, beş para etmezsiniz" "Ne oldu Şahap, neden bu kadar hakaret ediyorsun anlamadım!" "Bir de bana soruyorsun Kubilay...Neden bugün Ankara Tandoğan'da değildin, neden gitmedin, hani örgütlü olacaktınız, hani birlikte olunca karanlığı yırtıp aydınlığa çıkacaktınız... Mangalda kül bırakmıyorsun ama iş başa düşünce yatağında uyuyorsun!" Mazeretlerim vardı ...

Karga Şahap' la Söyleşiler-7-

Resim
" Şahapların Geleceği Neye Bağlı? "Neredesin abim günlerdir?" dedi Şahap bana... "Ne oldu, ne oldu diye sordum?" onun sorusuna karşılık. "Hiiiiiiç !" "O zaman bu telaşın ne?" "Altı yedi aydır akşam üstleri muhabbet yapıyorduk, özledim seni" "Hayat bu Karga dostum, içine girmem lazımdı, zorunluluk bu!" "İyi ama dostlarını unutma bir haber ver, üzme beni..." "Üzer miyim seni ve dostlarımı hiç! Sen de yoktun ortalıkta ama ulaşamadım sana.." Konuştuk sonra ordan buradan, vakit çok geçti ama içtik birer kadeh... Bolca sigara içti Şahap, belli ki bir derdi vardı; kırgındı gözleri, anlayamadım önce... Sonra dedi ki bana "bilirsin her yıl gelirdim şu çamın tepesindeki yuvamızı onarırdım ve Nisan ve Mayıs'ta toplam iki ay geçirirdik." "Evet ama yapmadın ki bu yıl, bir ara hatununla uğraşıyordun ama..." derken ben, sözü ağzıma tıkadı. "Evet, hem de 5 kez yuvamızı düzelltik, yağmur ...

Karga Şahap' la Söyleşiler-6-

Resim
6 Çocuk, 16 Kadın, 22 Erkek! "Yok yok!" diye söylenerek daldı benim balkona Şahap! "Siz insanları anlamakta zorlanıyorum abi" "Ne oldu Şahap?" "Daha ne olsun, Mardin'den arkadaşlarım geldi bu sabah ve o güzelim insanlar bir düğünde tavuk gibi boğazlanmışlar;tam 44 kişi" "Biliyorum" dedim. Başımı utançla yere eğdim. Uzun süre sessizce balkondaki karolara baktık; sayar gibi sessizce uzun uzun..! "Peki sence nedeni ne olabilir?" diye sordum. Katliamın akla dayanan bir nedeni olamaz" dedi bana. "Cehalet ve eğitimsizlik olamaz mı?" dedim. "Biz hiç okula gitmedik, okuma yazma zaten bizde yok ama anne ve babamızdan 'karga olmayı' öğrendik.Karga olmak, merhametli olmaktır" dedi. "Demek ki onlara insan olmak öğretilmemiş" dedim cevap olarak ve ekledim. "Bak Şahap'cım, İnsanlar Alemi'nde işler, Kargalar Alemi'nde olduğu gibi yürümez. Ben bu olayların nedenini feodal b...

Karga Şahap'la Söyleşemedik Bu Kez-5-

Resim
"Kontörü bitti konuşamadım, kontörü bitti! Böyle söylüyordu televizyonda bir şehit annesi! Sekiz arkadaşıyla birlikte şehit olan bir askerin annesinin hem feryadı ve hem de doyamamışlığıydı bu söyledikleri. Yoksul bir annenin kontörsüz şehit oğlu. Alın size bir trajik Türkiye çelişkisi. Şahap ve ben bakakaldık birbirimize acısı ekrandan taşıp bize ulaşan annemiz nedeniyle. Kırmızı gagasının üzerine kadar gelen gözyaşlarını bile silemedi Şahap Karga dostum. Ben de silemedim! "Gözyaşlarım gözlerimi yakıyor üstad" dedi. Bu nasıl bir acıdır? Ben ise hiç ses çıkaramadım. Oğlum Mehmet'e baktım sonra. "Baba olmak zor zenaat" dedim. Zor Zenaat..! Bir tarafta vatan, bir tarafta oğlum. Hangisinden vazgeçebiliriz ki! Hiç konuşmadık Şahap'la bakıştık sadece... Ardından hüzünlü kanat yelleri bırakarak, çırptı kanatlarını gitti Şahap!

Karga Şahap'la Söyleşiler-4-

Resim
Kurduk çilingir soframızı yine. Şu İstanbul' da beni karşılıksız seven tek dosttur Şahap'cım. Masayı ona özel hazırladım. Çipura ve Zargana aldım. İzmir' i çok özlediğimden ve Şahap'cım Zargana sevdiğinden. Der ki bana "Abi çekiştire çekiştire yediğim tek balıktır Zargana... Ayrıca kılıç gibi keskindir gözleri, korkusuzdur. Ben korkak balık yiyemem!" Neyse oturduk konuşmaya fakat Şahap'ta bir değişiklik var! Gagası kırmızdan al, kıpkırmızıya boyanmış gibi... "Hayrola dedim bu ne hal?" "Evrim" dedi bana "Evrim! Devrim için gerek bu hal!" Neyse oturduk sohbete... "Abi sen 24 Nisan 1915 diye bir tarih biliyor musun?" dedi. "Geçmişte yaşanmış bir gün:-)" dedim. Güldü Şahap, dalga geçtim ya..! Bak abi dedi, "Eskiden bizim Cumhuriyetimiz imparatorluktu ve başka milliyetlerden insanlar yaşardı o zamanlar memleketimizde..." "Eeeeee!" dedim. Sonra dedi, sonra " biz barış içinde yaşarken, ...

Karga Şahap'la Söyleşiler-3-

Resim
"UYUDUK ABİ UYUDUK! Bu Şahap çok "kısmetli" bir arkadaş. Ben ne zaman balkona bir çilingir sofrası kursam hemen geliyor adam! Şahap'a göre yemeğin değil "rakının" kokusu onu çeken benim balkona ve bir de sorunları. Atlantik ötesi bir devlet olan USC (United States of Crow) yani Birleşik Karga Devletleri başkanı Karrak Hussein OBaka bizim Şahap'ın ülkesine gelmiş. " Kubilay abi, kanıma çok dokundu" "Ne dokundu kanına?" dedim. "Bak abi sana anlatayım" dedi. "Bu USC büyük devlet, orası öyle" dedi. "Bir de yeni başkanı var, bizden gibi görünüyor ama öyle değil" dedi. "Bizim Başkargamız oraya gideceği zaman, aylar öncesinden zar zor yarım saatlik bir randevu alırlar" dedi. "Daha sonra ise yarım elma gönül alma kabilinden görüşülür ve zaman zaman da terbiyesizlik ederler" dedi. "Nasıl terbiyesizlik?" dedim. "Bizim ordu komutanlarımız USC'ye görüşmeye giderler ...

Karga Şahap'la Söyleşiler-2-

Resim
Uyuyorum bu sabah, derin bir uykunun içinde hem de. Uyuyamamışım sabaha kadar, içim mi geçmiş ne... Bir ses, sanki kemiğin cama ritmik çarpmasından kaynaklanan. Siz hayal edin artık, ben ancak buraya "tak tak da tak tak, tak tak da tak tak!" diye yazabilirim. Açtım gölerimi bizim karga Şahap! "Hayrola Şahap!" dedim. Telaşlı, ıslanmış ve yorgun. (sabaha kadar İstanbul yağmurluydu da bu gece) "Kalk kalk" dedi "kalk kalk!" "Üşüdüm" dedi bana "çok üşüdüm" Çay koydum ona, içti sıcacık... Dedi ki bana "sorumluluklarım var bir de yaşamak istediğim bir hayatım!" "Ama bizim karga ülkesi elden giderse sorumluluklarımızın ne kıymeti olur?" dedi. Bir bardak çay daha içti uzun kanatlarından tutarak ve sardı sıkıca bardağı ısınmak için. "Bir ortak nokta bulacağım" dedi ve uçtu gitti adam!!! Şaştım kaldım, anlamadım bir şey. Konuşturmadı da beni hiç... Uçtu gitti adam...

Karga Şahap'la Söyleşiler-1-

Resim
Bugün İstanbul'da hava muhteşemdi. Balkonda akşam üstü bir kadeh rakı koydum ve ayıptır söylemesi, Adana usulü yapılmış bir kaç meze, içiyordum. Aaaaa baktım benim karga dostum Şahap, uzun zamandır yoktu piyasada ama uzaktan bakıyor bana göz ucuyla. "Hayrola Şahap! ne haber?" dedim. "Hiiiç !" dedi "Nasıl yani, hiiiç!" dedim ve ekledim "O Çamın üzerinde ne işin var, neden gelmiyorsun?" "Davet ettin de gelmedik mi?" dedi. "Aşk olsun , davete gerek mi var!" dedim. Şahap da benim gibi rakıyı sever. Ama benden farklı olarak sigarayı da. Geldi, bir kadeh rakı koydum, aldı sağ kanadının zarif parmaklarıya bir yudum içti ve ekledi: "Ne olacak bu memleketin hali Paşam ?" iyi mi ya!!! Karga Şahap'ın sorusuna bakar mısınız? Aldı Gavurdağı salatasından bir kaşık, "Ooooo" dedi " bizim oranın salatasındanmış..! Ardından afiyetle çiğ köfteden bir çirtik aldı. "Bak, ben bu Türkiye ahalinin hepsini t...