Kayıtlar

Portreler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hoş geldin Ali'm !

Resim
Ali, Ne kadar uzun süre oldu görüşmeyeli, anımsıyor musun? En son 1979 yılının bahar ayıydı değil mi? Mayıs gibiydi veya haziran yoksa eylül müydü? İnan anımsamıyorum. Bugün seninle en son sohbet ettiğimiz yere gittim. Okulumuza, Adana Erkek Lisesi'ne. Ali biliyor musun, tam 29 yıldır hiç gitmemiştim okulumuza. Sen gittin mi hiç bu sürede? Bugün halama gittim, üzerinde çalıştığım bir proje için onun anılarını toparladım. Dönüşte yürüdüm ve dedim ki, "okuluma uğrayacağım gün, bu gündür!" Gittim. İyi ki gittim. Kapıdan içer girerken anımsadım seni yeniden ve tam o sohbet ettiğimiz noktada durdum; Asla değişmemiş son görüşme noktamız Ali , hani sen de gördün ya bugün! Bak yan tarafa resmini de çekip koydum. Kapattım gözlerimi , anımsamaya çalıştım "ne üzerine konuşmuştuk" diye. Köpekler de etrafımızda dolaşıyordu, işaret ediyorlardı bizi birbirlerine! Demiştim sana "Ali'm dikkat et!" Gülerek "tamam" dedin! Sen de dedin ki bana üstelik,...

Portreler/ Bir Kurtuluş Savaşı Gazisi

Mehmet Özer... Mehmet Özer bir Kurtuluş Savaşı gazisidir ve benim tanıdığım en "müstesna" insan olan kayınpederimin babasıdır... Ben hiç görmedim onu, eşim Nesrin'le tanışmamdan yıllar önce göçüp gittiğinden... Konya'nın Hadim ilçesindeki, Koca Ahmadlar Sülalesi'nin en iri yarı, en heybetli temsilcilerinden biri. Sarışın, uzun , bir hayli yapılı ve çakır yeşil gözlü, kızıl saçlı bir adam. Yörüklere özgü temel karekteristiklerin hepsini taşırmış aynı zamanda. Daha henüz 16 yaşındayken katılır Mustafa Kemal'in Ordusu'na ve "Kemal'in" askeri olur. Ardından yaşı da küçük olduğundan , "Kemal'in Askerleri" alırlar "Onu", 30 Ağustos Büyük Taarruzu'nda, düşmanı kovalayan birlikleri takip eden, artçı kuvvetlerin arasına koyarlar. Konya Ovası'nın Doğu'sundan, İzmir'e kadar on gün boyunca koşarak ve savaşarak takip ederler düşmanı. İzmir'i alan askerlerin içindedir Mehmet Özer . Mustafa Kemal'i görür...

Kardeşim Kalp Krizi mi Geçirdin Sen..!

Resim
Anıl, Kubilay, Arif/ 2005 Kardeşim Kalp Krizi mi Geçirdin Sen..! Arif Uçar Arif' in portresini yazacaktım. Biraz daha vakit vardı; demleniyordu içimde yazacaklarım ama... Benim kalbim, yani Arif' imin kalbi "kriz" geçirmiş dün gece... Bir Arterio skleroz veya anjino pektoris arkadaş olmuş onun kalbine! Sinsi bir arkadaş. Tüm kalp arterlerinde, koroner damarlarında, kalsiyum plakları, trombüsler. "Bana bir şey olmazları" bilmezler pek bu sinsi "dostlar." Hastaneye zor atmış kendini. Anlamış, eğitimli çocuk... Arabasını bile kendi kullanmış. Benim 40 yaşına henüz gelmiş "7. kardeşimin", Arif'imin kalbi "öok yorgun" demiş ,doktor Taha... 40 yıllık ömrü taşırken onun kalbi, "yorulmuş" yahu..! Ben biliyorum neden böyle olduğunu... Bilirim ama söyleyemem! Yalnız, o derece ve öylesine ince ve derinlikli bir duygu ve bunu taşıyan bir kalbi var ki Arif' in, o kadar olur. Arif' in kalbi önce babasını taşır, so...

Genç Osman Kızıldenizli

Resim
Abim! Benim üzerimde babamdan bile çok emeği olan biri varsa O'dur. Öyle bildiğiniz abilerden değil ha! Benim abim o, benim abim..! Eğer bana sorarsanız "yaşamında ilk örnek aldığın kimdir?" diye. "Genç Osman Kızıldenizli" , derim. Hiç tereddüt etmem, bir salise bile! O kadar büyük, o kadar büyük bir abidir işte. 1970' li yıllarda O üniversite öğrencisiyken ,evimize gelen "üniversiteli" kızlar onu tavlamak için önce benim kalbimi kazanmaya çalışırlardı. "Osman" derlerdi, "Kubilay senden daha yakışıklı ha !" derlerdi... Vallahi doğru söylerlerdi, billahi doğru söylerlerdi! Ama ona aşık olup, bana sadece şeker alırlardı. Gece sabahlara kadar vardiyalı olarak, Sümerbank Fabrikası'nda iplik makinalarının başında çalışıp, sabah ise üniversiteye gitmiştir. Benim abim, yakışıklı, kapkara, uzun yeleli bir Çukurova Beygiri gibidir. Soylu Çukurova atlarından almıştır tüm özelliklerini. Evimize ders kitap...

Portreler2

"BİLGE AYDIN" Gürcü kızı. Ama Kafkaslardan getirirken arkadaş canlısı parlak mavi gözlerini, Kızılırmak ve Yeşilırmak' ta yıkamayı ihmal etmemiş. Bu özelliğiyle "O", Anadolu kültürünün en zarif temsilcilerinden biridir. İnsan olmanın en temel bileşenlerini yüksek standartlarda taşır; bir yük gibi değildir onlar Bilge için ve ayırma olanağınız da yoktur bu değerleri Bilge' den. Bu yüzden Bilge mi o standartların ürünüdür yoksa onlar mı Bilge' ye aittir, bilemezsiniz! Bağımlılık yaratır sizde ve işte o anda bu şahane değerin farkına varırsınız. Ben farkına zamanında vardım, ne geç ne de erken. Ordu' nun Perşembe ilçesi anlatır onu en iyi ama "Perşembe" dili olmadığından bana devretti yapılması gereken bu ödevi. Ben de yapıyorum bu zevkli ödevi şu anda. Eeee ne de olsa bu kız Perşembe' nin onun sokaklarında koşup oynamadı mı canım; kendi kızı kıymetli kızı, maviş kızı... Fazlasıyla "soğuk" bir mesleğe sahip olmasına rağmen o m...

Portreler1

İlhan Kırıt Düzensiz adam! Düzensizliği kendi iç düzeninden gelir. Siz daha " ne kadar da düzensiz bu adam" derken onun için, aslında "O", herşeyi düzene koymuş ve sizi ilgi alanından çıkarmıştır. İlgi alanından çıktığınızı siz asla hissetmezsiniz. O derecede de kibardır; sizi asla örselemez. Rahatlığı, dinginliği "Yedi Uyuyanlar Mağarası' ında" binlerce yıldır uyuyanlardan bile fazladır. Eğer onlar uyanıp baksalar İlhan Ağbiye ,ondaki rahatlık için "bu kadarı da fazla" diyeceklerdir. İnanılmaz ölçüde sahip olduğu canlılığını , inanılamayacak ölçüdeki rahatlığıyla sarmalar. Hayatı öylesine ciddiye alır ki, dertlerine saplanıp kalmaktansa "ti" ye almayı yeğler. Siz birden "sorunları konuşurken daha ciddi görünmek lazım" derken, aslında "O"size öğretmeye de başlamıştır. O anda ondan neler öğrendiğinizi farkedemezsiniz. Matematikçidir ama soğutamamıştır onu bu nadide bilim dalı, diğer matematikçileri soğuttuğu...