11 Mayıs 2012 Cuma

DERİN KAZALIM ÇOCUKLAR



Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce ABD’ ye gidip, karanlıklar Prensi Richard Perle ile görüştü.


Daha doğrusu görücüye çıktı.

Seçimlerden sonra yine ABD’ ye gitti, bu kez de ABD Başkanı makamında görücüye çıktı.


Beğenildi!


Sonra Tanrı değil ama George W. Bush “yürü ya Recep !”dedi

Yürüdü!

Milletvekili ve Başbakan oldu ve ABD' nin en güvenilir müttefiki oldu.

Sonra Abdullah Gül.

Türkiye Cumhuriyeti’ nin Cumhurbaşkanı olmadan önce, Dışişleri Bakanıydı ve daha önce de Başbakanı!

Tarih 2 Nisan2003. 
Abdullah Gül,Vatan Gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu’ na, “ ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ la 2 sayfalık 9 maddelik sözleşme yaptığını“ anlattı.


Bu sözleşme devletin belgeleri arasında yok.
Elbette olmaz, anlaşmalar devletler arasında, sözleşmeler ise bireyle devlet arasında olur.

Ve son 10 yıla baktığımızda bu sözleşmenin bire bir uygulandığını görüyoruz.

PKK’ nın siyasallaşması, Kuzey Irak’ taki ikinci İsrail’ in Türkiye tarafından korunması ve yeni bir Anayasa’ nın yapılması, Türkiye’ nin eyaletlere bölünmesi, TSK’ ya operasyon…
Hepsi bu sözleşmenin kapsamındadır, emin olunuz.

Ve emin olduğumuz bir şey de, ziyaretlerin hala bitmediğidir; Sanki Kabe tavaf ediliyor!

Yeni CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu başkanlığındaki heyet, Aralık 2011' de ABD’ye gitti .
Yeni CHP ABD’ de kırk kadar ziyaret gerçekleştirdi  .
Tam biz "niye gittiler" diye düşünürken, Faruk Loğoğlu,“biz Anti-Amerikancı değiliz” dedi. Bizim yüregimize kaynar, ABD’ nin de yüreğine soğuk su serpti!
Yani bunun Türkçe çevirisi "Ey ABD güven bize, ne istiyorsan yaparız" anlamındadır.


Nisan 2012 ' de Barzani ABD' ye gitti ve döner dönmez Türkiye' yi ziyaret ederek "Kerkük' ü resmen istedi!
Anlaşılan koruyucusu ABD bu talebine "evet" demişti.

Ziyaretler bitmedi. Bu kez BDP' yi Nisan 2012 ‘ de bir heyetle ABD’ de görüyoruz.
Hasip Kaplan, “Bu tür ziyaretler, Kürt sorunun çözümünde demokratik kanalları açmak,yeni anayasa sürecinde uygun iklimi yaratmak açısından çok önemli ve olumludur “dedi .
Bir başka BDP Milletvekili Sırrı Sakık, “Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Dışişleri Bakanı ABD'ye gidip kendi sunumlarını yapıyorsa, sorunun tarafı olan BDP'nin de bu ülkeye gidip çözüm önerilerini, fikirlerini anlatmasından daha doğal ne olabilir ki? diye açıklamada bulundu.
Aslında aynı cephede oldukları için "haklıdır".


"BDP yetkililerinin çoğu ABD'de şu anda. Sorunu uluslararası platforma taşımaya çalışıyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu Cumhurbaşkanı Abdullah Gülşöyle yanıtladı:
“Öyle görmemek lazım. Biliyorsunuz bütün partiler zaman zaman Avrupa'da, ABD'de kendilerini daha iyi anlatmak için gayret sarfederler. Bunu çok ayrıcalıklı bir olay gibi görmemeniz gerekir. Bütün partilerin, hepsinin vaktiyle ben de milletvekiliyken defalarca gitmişimdir. Dünya kamuoyu da artık Türkiye'yi çok iyi takip ediyor…bunları illegal bir faaliyet gibi görmemek gerekir.”


Şerafettin Elçi aslında son noktayı koydu. Taraf Gazetesi’ ne verdiği mülakatta “ABD artık bu işin içindedir” dedi. Bu cümlede mutluluk ve ihanet gözünüzden kaçmadı değil mi?
ABD, politikacıları tam bu ziyaretlerle ısıtıp ak’ larken, bu kez Genelkurmay Başkanı bu hafta ABD’ de!
Orgeneral Necdet Özel, 28 Şubat operasyonunun son dalgası yaşanırken ABD’ ye gitti. Hem de kendi emri altındaki generaller tutuklanırken…


Önce ,Recep TayyipErdoğan,
Sonra, Abdullah Gül,
Sonra Barzani; ki aynı zamanda kendi ülkesinin vatan hainidir!
Sonra, BDP Eşbaşkanları,
Sonra YeniCHP’ nin yöneticileri,
Sonra Orgeneral Necdet Özel..


Atlas Okyanusu’ nun diğer yakasında bir mezar kazılıyor.
Bu mezara içimizdeki aktörler içeriden malzemeler taşıyorlar. 
ABD ile birlikte bu işin içindeler, saklamıyorlar zaten!


Peki ya biz, biz ne yapacağız; biz de gidip ABD’ ye “meramımızı”anlatacak mıyız?
Elbette hayır; "Amerikan Muhippi" olmayacağız!


Safları sıklaştıracağız çocuklar!
Ya safları sıklaştıracağız ya da mezarları derin kazacağız.


Ve her halükarda bu mezara birileri uzanacak; ya vatan hainleri ya da biz!


Üçüncü bir seçenek yoktur!


.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder